BÜTÜNSEL BEYİN MODELLİ Sürdürülebilir Liderlik, Dikkat, Takım Motivasyon Eğitim, Seminer ve Etkinlikleri- www.akademiguven.com http://goo.gl/Z7CHtn Paylaşmak Güzeldir :)


Instagram

Liderlik ve Takım Motivasyonu konularını Jonglörlük ile deneyimleyen YGA genç liderleri, Liderlik, Yönetim, Takım Kurmak, Sorumluluk, İletişim ve daha birçok becerilierini geliştirirken yaptıkları hareketlerle enerjilerini de arttırdılar.


Liderlik ve Takım olgularına "Beyin Temelli ve Bütünsel" olarak bakılan bu çalışmada Yetenek ve Beceri kavramlarınada atıf yapıldı...

 







BYJONG Bütünsel Yaşam & Kurumsal Etkinlikler ve Eğitimler






Bütünsel Beyin Modeli

Bütünsel Beyin Modeli Ned Herrmann tarafından, Spreery ve Mc Lean’ın modelleri temel alınarak yapılandırılmıştır.
Bu model, diğer modellere göre daha ayrıntılı ve kapsamlı bir beyin modelidir.
Bütünsel Beyin Modelinde beyin; sol üst, sol alt, sağ üst, sağ alt olmak üzere dört bölüme ayrılmış ve insan ilgi, yetenek ve eylemleri alanında uzmanlaşan bölgelere göre dağıtılmıştır.
“Bu modelde, düşünme yeteneğinde açıklık yaratmak için beynin bütün bölümlerinin karşılıklı olarak birbirlerini nasıl etkilediğini açıklayan bir anlatım vardır.
Beynin bu düşünme kısımlarını, birinci tahtada filleri, ikincisinde atları, üçüncüsünde kaleleri, dördüncüsünde şah ve veziri olan dört küçük satranç tahtası olarak gözünüzün önüne getirin.
Piyonlar tahtalara eşit olarak dağıtılmıştır.
Beyinsel yarı kürelerin biri satranç tahtasının bir çiftini, limbik sistemin iki bölümü ise diğerlerini temsil eder.
Dört bölümün her biri farklı bir şekilde uzmanlaştığından satranç parçaları Bütünsel Beyin Modelini oluşturan dört özel bölgeyi temel alarak dağıtılmıştır. Satranç oynamak için bütün tahtalardaki her parçaya ihtiyacımız vardır. Yüz milyonlarca bağlantı oluşturarak çalışan beyin, özel aktivitelerin gerçekleşmesi için patika yollar oluşturur” (Herrmann, 2003: 28).

Bu bağlamda Ned Herrmann, dört çeyrekli beyin modelini oluşturmuş ve bu çeyreklerin hangi aktiviteleri yerine getirdiğini betimlemiştir. Çalışmada Herrmann’ın geliştirmiş olduğu model ayrıntılı bir kaynak taraması yapılarak eğitimsel işlevleri açısından genişletilmiş ve çalışmaya bu şekilde dâhil edilmiştir. Bu modele göre beyin sol üst, sol alt, sağ üst ve sağ alt çeyrek olmak üzere dört işlevsel bölgeye ayrılmıştır.



Bölgelerin işlevleri, aşağıda ayrıntılı olarak sıralanmaktadır.

Beynin Sol Üst Çeyreğinin Sorumlu Olduğu İşlevler:

*Bilimsellik
*Matematiksel düşünme
*Buluş yapma
*Formüle dayalı problem çözme
*Çözümleme
*Anlamlı cümleler kurma
*Çeviri yapma
*Açıkça ifade etme
*Teşhis etme / Saptama / Belirleme
*İnşa etme / Kurma
*Belgelerle ortaya koyma
*Finansal işlemler
*Yönetme
*Teknik beceriler
*Meydan okuma
*Kuram geliştirme
*Akılcı düşünme
*Seri klavye kullanımı
*Muhasebe yapma
*Formülleri uygulama
*Verilerin analiz edilmesi
*Nesneleri birleştirme
*Sayısal düşünme
*Herhangi bir konuyu açıklama
*Mantıksal işlemler
*Tartışma
*Analiz becerisi
*Gramer bilgisi / Gramer kurallarını uygulama
*Eleştiri
*Kuşku


Beynin sol üst çeyreğinde yer alan:

*Tartışma
*Çözümleme
*Anlamlı cümle kurma
*Çeviri yapma
*Açık bir şekilde ifade etme
*Teşhis etme
*Kuram geliştirme
*Akılcı düşünme,
*Seri klavye kullanımı
*Verilerin analiz edilmesi
*Mantıksallık
*Analiz
*Gramer bilgisi ve eleştiri gibi hususlar
*Doğrudan doğruya ana dili eğitiminin uygulanma süreçleri ile ilgilidir.


Tartışma, ana dili eğitiminde kullanılan bir öğretim yöntemidir. Gramer kurallarını uygulama, özellikle yazma çalışmaları açısından önemlidir.

Zihnimizdeki düşünceleri doğru dil kurallarıyla ortaya koyarken beynimizin sol üst çeyreğini kullanıyoruz.

Yine, temel dil becerilerinin eleştirel boyutu, beynin sol üst bölgesi tarafından gerçekleştirilmektedir.

Herhangi bir konuyu kelime oyunlarına başvurmadan açıklarken beynin sol üst bölgesi kullanılmaktadır.

Kısacası, beynin sol üst bölgesi gerçekçi / rasyonel işlevlerden sorumludur.



Beynin Sol Alt Çeyreğinin Sorumlu Olduğu İşlevler:

*Psikomotor beceriler
*Plan yapma
*Zamanlama
*Uygulama
*Sıralama yapma
*Organize etme
*Ayrıntılara dikkat etme / düşünme
*Mekanik beceriler
*Onarma
*Yasal davranma
*İdari beceriler
*Montaj yapabilme
*Memuriyet
*Metodik düşünme
*Kontrol edici
*Disiplinli davranma
*Somut düşünme
*Politika geliştirme
*Dosyalama
*Güvenliği sağlama
*Prosedürleri uygulama
*Nesneleri oluşturma
*Kontrollü davranma
*Statükoyu koruma
*İşi zamanında yapma
*Yapılandırılmış görevleri yerine getirme
*Ritmik jimnastik
*Örgütleme becerisi
*Sonuç çıkarma
*Liste oluşturma
*Yeni fikirlerle alay etme
*Tutuculuk
*Savunma davranışları
*Koruma



Beynin sol alt çeyreğinde yer alan psikomotor beceriler:

*Plan yapma
*Zamanlama
*Uygulama
*Sıralama yapma
*Organize etme
*Ayrıntılara dikkat etme
*Metodik düşünme
*Disiplinli davranma
*Somut düşünme
*Prosedürleri uygulama,
*İşi zamanında yapma
*Sonuç çıkarma
*Yeni fikirlerle alay etme gibi işlevler, doğrudan ana dili eğitimini ilgilendirmektedir.

Beynin sol alt bölgesi daha çok dil eğitim sürecinin gözlenebilir fiziksel davranışlarından sorumludur.

Tamamen kurallar çerçevesinde davranan, inisiyatif kullanmayan bir özelliğe sahiptir.


Beynin Sağ Üst Çeyreğinin Sorumlu Olduğu İşlevler:

*Fikir üretme
*Deney yapma
*Sentez yapma
*Birleştirme
*Strateji oluşturma
*Yenilik yapma
*Tasarım yapma
*Sezgi / Sezinleme
*Sezgisel problem çözme
*Kinestetik özellikler
*Teori oluşturma
*Üretkenlik
*Gözlem yapma
*Farklı olma / sıra dışılık
*Riske girme
*Görsel beceriler
*İletişim kurma
*Hayal etme
*Canlandırma
*Kavramsallık / Kavramsal düşünme
*Yeni önerilere açık olma
*Değişiklik getirme
*Dizayn etme
*Çözümler üretme
*Kavrama
*Bütünü kavrama becerisi
*Sanat yeteneği
*Şiir yazma becerisi
*Resim yapma yeteneği


Beynin sağ üst çeyreğinde yer alan beceriler:

*Fikir üretme
*Sentez yapma
*Sezgi
*Gözlem yapma
*Görsel beceriler
*İletişim kurma
*Hayal etme
*Canlandırma
*Kavramsal düşünme
*Bütünü kavrama becerisi gibi işlevler, ana dili eğitimiyle doğrudan ilgilidir.

Beynin sağ üst bölgesi daha çok ana dili eğitiminin hayal, duygu, tahmin etme ve yaratıcılığa dönük süreçleri üzerinde etkilidir.

Sıra dışı bir özelliğe sahiptir. Temel dil becerilerinin gelişimi açısından son derece önemlidir.




Beynin Sağ Alt Çeyreğinin Sorumlu Olduğu İşlevler:

*İfade etme
*Kişiler arası iletişim
*Müzik becerisi
*Hissetme
*Sosyal beceriler
*Özen gösterme
*Yardım etme
*Öğretme becerisi
*Danışmanlık
*Koordinasyon
*Fikirleri açıklama
*İkna etme / İkna becerisi
*Açıklayıcı yazı yazma
*Vurgu, ezgi, tonlama
*Akıcı konuşma
*Kodlama
*Tutkular
*Beden dili (Jest ve mimikler)

Beynin sağ alt çeyreğinde yer alan psikososyal beceriler:

*İfade etme
*Kişiler arası iletişim
*Sosyal beceriler
*Yardım etme
*Fikirleri açıklama
*İkna becerisi
*Açıklayıcı yazı yazma
*Vurgu
*Ezgi
*Tonlama
*Akıcı konuşma
*Kodlama ve beden dili ana dili eğitimiyle ile doğrudan ilgilidir.

Bütünsel Beyin Modeline göre hazırlanan listeden de anlaşılacağı gibi, dilsel işlevler hemen hemen beynin bütün çeyreklerine dağılmış durumdadır. Bu da demek oluyor ki, dilsel işlemlerde beynimizde yer alan tüm bölgeler bir organizasyon hâlinde çalışmaktadır.

Bütünsel Beyin Modeli, dil ve beyin arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkinin işlevsel dağılım oranlarını görselleştirmesi bakımından nitelikli ve bilimsel bir model sunmaktadır.

Dilsel işlevler yönünden, sol yarım kürenin sağ yarım küreden daha üstün olduğunu ya da tam tersini söylemek mümkün değildir.

Kaynaklar:
Sosyal Bilimler Dergisi, Haziran 2012, Cilt: 36, Sayı: 1, B. ONAN-G. AKGÜL-116-
/  İkinci Kademe Türkçe Programındaki Kazanımların Ned Herrmann’ın…-117-*
CÜ Sosyal Bilimler Dergisi, Haziran 2012, Cilt: 36, Sayı: 1, B. ONAN-G. AKGÜL-118-2.2.3.3. 

Sinirbilim ve Beyin - 5: Beyin İle İlgili Temel Terimler, Tanımlar ve Açıklamalar

SAĞ BEYİN

Yaratıcı Zeka...

Sağ beyin, bilgiyi bir bütün olarak ve resimle işler. Tasvir ve semboller kullanır; resimlere şekillere ve renklere tepki verir. Sözel ifadeler dışında müziğe, vücut diline, dokunmaya tepki verir. Sezgicidir, önsezilerini ve hislerini takip eder. Nesnelerle soyut değil, duygusal olarak ilişki kurar. Uzaysal ilişkileri kullanır. Duygusal ve üretici taraftır. Görerek ve duyarak öğrenir. Hayallere, şiire, mecaza meraklıdır. Ayrıca vücudun sol bölümündeki duyusal organları ve vücut hareketlerini kontrol eder. Vücudun sol tarafındaki duyu organlarını ve vücut hareketlerini kontrol eder.


İşlevleri: Yaratıcılık, Subjektif, Hatırlama, Bütünü görme, İç güdüsel, Sezgisel, issetme, İşitme, Duyma, Koklama, Tat alma, Ritmik, Hatırlama, Müzikal

Vücudun sol tarafını kontrol eder,
Duygusaldır,  
Dokunsal yollarla öğrenir,
Duyguları serbest bırakır,
Yüzleri hatırlar, 
Daha fazla risk alır, daha az kontrollüdür,
Yazılı ya da gösterilen talimatlara uyar,
Problemleri bütüne bakarak çözer,
Çizimi ve nesneleri kullanmayı tercih eder,
Eşanlamlı biçimde düşünür,
Benzer nitelikleri arar,
Sezgiseldir,
Bütünseldir, 
Kendiliğindendir,




SOL BEYİN

Mantıksal Zeka...

Sol beyin, konuşma ve dil merkezidir. Analitik (adım adım) düşünür. Mantıklı ve sistematiktir. Bilgiyi ardışık ve doğrusal işler. Ayrıntıcıdır. Sayısal işlemlerde üstündür. Sebep sonuç ilişkilerini kullanır. Ayrıca vücudun sağ tarafındaki duyu organlarını ve vücut hareketlerini kontrol eder.

İşlevleri: Adlandırma, Matematiksel işlemler, Dili doğru kullanma, İnceleme Parçayı görme, Sistemli,Analiz etme, Disiplinli, Objektif Sınıflandırma, Mantık yürütme, Sıralama

Vücudun sağ tarafını kontrol eder,
Mantıksaldır
İşitsel, görsel yollarla öğrenir,
Duyguları kontrol eder,
İsimleri hatırlar 
Az(kontrollü) risk alır,
Sözlü talimatlara uyar,
Problemleri parçalayarak çözer,
Yazmayı ve konuşmayı tercih eder,
Matematiksel biçimde düşünür,
Farklılıkları arar,
Rasyoneldir,
Devamlıdır, 
Zihinsel ağırlıklıdır,
Yapısaldır, 
Planlıdır,


SAĞ - SOL BEYİN

Sağ ve sol beyin, ilk zamanlarda zannedildiğinden çok daha bütünsel olarak işler. Beynin her iki tarafını da etkin bir biçimde kullanabilen bireyler zihinsel kapasitelerini iki kat değil kat kat arttırmış olurlar. Bu nedenle çocuklarımızın hem yaratıcılıklarını (sağ beyin) hem de mantıksal düşünme güçlerini (sol beyin), ilk yıllardan itibaren desteklemeliyiz. Klasik eğitimler, daha çok sol beyin kullanımını desteklediği için pek çok yaratıcı yetenek yetişkin yaşlara aktarılamadan körelmektedir. Klasik IQ testleri de daha çok sol beynin işlevlerine ilişkin verileri değerlendirir.

Yıllar önce beyinle ilgili araştırmalar sırasında konuşma ve dilin merkezi olarak sol beyin keşfedilmiş ve bu özelliğinden dolayı yıllarca sağ beyinden çok daha fazla itibar görmüştür. Eğitim sistemleri sol beyni kullandıran, mantıklı ve analitik düşünmeyi geliştiren temeller üzerine oturtulmuştur. Ancak son yıllarda sağ beynin aslında ne kadar önemli işlevleri üstlendiği görülmüştür.

Örneğin bir hukuk metni ya da kullanma kılavuzunu okurken sol beyin becerilerine ihtiyaç duyulur. Ancak mizahi bir metin ya da roman okuduğunuzda, tüm geçmiş deneyimlerimizden anlamı çekip çıkaran sağ beyne başvururuz. Büyük matematikçilerin sağ beyinlerini başta hayal güçleri olmak üzere ustaca kullandıkları bilinmektedir.

Çocuklarımıza, mantıksak düşünme güçlerini destekleyecek ve yaratıcı çözümler geliştirmelerine yardımcı olacak bir ortamı daha okul öncesinde sunmalıyız.





Sağ beyin - Sol beyin :

Derlemeler.. :

Beynin sol ve sağ yanının eşit çalışması, doğru olanıdır. Ancak, okullarda verilen eğitim sol beyin ağırlıklı olduğu için, sağ beynin görevinide sol beyin üstlenir.Bu da, kişilerde performansın düşmesine neden olur.Beyninizin sağ veya sol yanlarından biri farklı çalışıyorsa, bu meslek seçiminizi etkiler. Başarının yanısıra mutlu da olmanın yolu hangisinin daha çok geliştiğini öğrenmektir.Daha az çalışan diğer yanı geliştirmek için, egzersiz yapmayı unutmayın.

Sağ beyin (lob) işlevleri:

* Sağ beyin sol tarafımıza hükmeder
* ritim,
* hayal kurma,
* renkler,
* boyut,
* hacim,
* müzik
* beynin artistik tarafı oluşturmakta,
* detaydan çok resmin bütünüyle ilgilenmekte
* bilgiyi şekil ve hayal gücüyle işlemektedir. 

Sağ lobun duygular ve hayallerin etkisinde olduğu ve fotoğrafik, yani bütünsel öğrendiği ortaya çıktı. Bu yüzden bilgiyi sıra ile işleyen sol lobun aksine sağ lobun öğrenmede çok daha hızlı ve etkili olduğu anlaşıldı

Sol beyin (lob) işlevleri:

* Sol beyin ise sağ tarafımızı yönetir.
* konuşma,
* matematiksel işlemler,
* diziler,
* sayılar
* analiz
* mantıklı ve doğrusal çalışır.

Araştırma sonuçları beynin sağ lobunda da, gibi fonksiyonların icra edildiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, insanın mucitlik ve üretkenlik kısmı sağ lob fonksiyonları arasında yer almaktadır. Sadece sol lobu gelişmiş olan ve bu lobu iyi kullanan insanların üretken düşünebilmesi için sağ loblarını da geliştirmeleri gerekmektedir. Öğrendikleri konular ve formüllerden yeni şeyler üretebilmeleri için beynin sağ lobunu da işin içine katmaları gerekmektedir.


Beynin her iki lobu birbirini tamamlayan fonksiyonlara sahiptir. Her iki lob arasında yoğun sinir lifinden oluşan “korpus kallosum” ağ demeti bulunur. Bu ağ, beynin sağ ve sol lobu arasında sürekli bilgi alışverişinin yapılmasını sağlayan bir köprüdür.


Sağ beyin yaratıcılığı, duygusallığı, seslere ve renklere, hayal gücüne, sezgilere ve soyut algılamalara daha yatkın çalışırken; sol beyin mantıklı, sistematik ve analitik düşünmeye, yazı ve sayılara, ölçme değerlendirme ve eleştirmeye daha yatkın olarak çalışmaktadır. Beyinlerinin bir yarısını diğerine göre daha iyi kullanan kişiler, işleri ve ilişkileri bu boyutta çalışan yarıküre’nin yeteneklerine ihtiyaç duyduklarında zorlanırlar ve başarısız olurlar. 



Biliyorsunuz ki vücudun sol ve sağ tarafı beynin ters bölgeleriyle ilişkilendirilir. Yani sol tarafımızı sağ beyin, sağ tarafımızı sol beyin yönetir. Demek ki bunu geliştirmek elimizdedir.
Yapılan araştırmalar her geçen gün beyin ile ilgili yeni bilgiler veriyor. Kişinin duygularını tanıması ve beynini doğru yönlendirmesi de giderek önem kazanıyor.

Sağ beyin, yaratıcı zekâ, sol beyin mantıksal zekâdır.

Sol beyin 'EĞER' ve 'FAKAT' der
Bugün artık biliyoruz ki, sol beyin, kelime ve sayılarla ilgilenen, sağ beyne nazaran geçmişin üzerinde daha çok duran beyin alanıdır. Bu alanın özellikleri, soğuk, keskin, köşeli, mesafeli ve sert olması, katı kurallarının bulunmasıdır. Sol beyin 'eğer' ve 'fakat' sözlerini çok kullanır. Bu iki kelime hemen karar vermemeyi ifade eder. Beynin sol tarafı, bir şeyi anlamaya çalışırken aynı zamanda ertelemeye de yatkındır. Ayrıca benmerkezci olma eğilimindedir. Kendisini mutlu edecek şeyleri önemser. Bu sebeple de kendisi önceliklidir. Erkeklerin sol beyinleri baskın çalıştığı için benmerkezci yanları baskındır. Beynin sol kısmı, iradeyi mantıksal olarak kullanır.

Sağ beyin duygusaldır!
Sol beyin, yeni fikirlere açık değildir. Koruyucu, tutucu ve savunucudur. Oysa sağ beyin farklılıklara gebedir. Deneme yanılmayla karar verir. Duygusal alanlarla ilgili olduğu için istekleri hemen olsun ister. Stratejik düşünmek yerine, taktik bulur. Arzularını ertelemekten hoşlanmaz. Hızlı karar verip harekete geçmek eğilimindedir, acelecidir.

Sol beyin eril, sağ dişildir
Sol beyin, yeni fikirlere açık değildir. Koruyucu, tutucu ve savunucudur. Sağ beyin farklılıklara gebedir. Deneme yanılmayla karar verir. Sol beyin sayı ve rakamlarla ilgilenirken sağ beynin ilgi alanı daha çok görsel konulardan ve zevklerden oluşur. Estetik kaygılar sağ beyinde etkilidir.

Sağ beyin sevgiye göre karar verir!
Sağ beyni baskın çalışan kişiler, iradelerine duygularını katarlar. Bir insanla iş yaparken ya da onun hakkında karar verirken kâr-zarar analizi yapmaktan çok, onu sevip sevmediklerini ölçü alırlar. İnsanları analiz ederken "o beni çok sever" ya da "ben onu çok severim" diyerek referanslarının duygu olduğunu belli ederler.

Sağ beyin niyete sol beyin sürece bakar
Sol beyinde niyet önemli değildir. Sürece ve sonuca bakar. Sağ beyin ise niyete göre hareket eder. Sol beyin hayal kurmaz ama sağ beyin hayalcidir. Yine sağ beyin sezgilere çok değer verir. Beyin görüntüleme çalışmalarında sol beynin görsel unsurlara hızlı tepki verdiği ortaya çıkmıştır. Oysa sağ beyin duygusal sayılabilecek uyarılara daha çabuk cevap vermektedir.

Sağ beyin sempatik, ön beyin empatiktir
Sol beynin önceliği kendisindeyken, sağ beynin önceliği başkalarındadır. Oysa ön beyin, önceliğin kendisinde mi yoksa başkalarında mı olacağını, hangi şartta nasıl tercihler yapacağını iyi belirler. Ön beyin empatik düşünür. Mesela, sol beyniyle düşünen bir kimse karşısındakine yol tarif ederken, yönleri kendisine göre tarif eder. "Sola gideceksin" dediğinde bu sol taraf kendi soludur. Oysa empati yapabilen insan karşı tarafın yönünü dikkate alır.

Sol gerçekleri, sağ beyin duyguları analiz eder
Sağ beyin pembe düşler görür. Gerçeklerden uzak hayaller kurmak onun işidir. Sol beyin ise, hayali ve sezgileri önemsemez, kullanmaz. Sağ beyin dişil özellikler barındırdığı için, sezgisel düşünmeye yatkındır ve sezgilerinde çoğunlukla haklı çıkar. Ön beyin ise sezgileri süzgeçten geçirerek kullanır. Her hissettiğini doğru kabul eden sağ beyne mukabil, ön beyin sezgilerinin doğru olup olmadığını anlamaya çalışır. Sol beyin gerçekleri, sağ beyin duyguları, ön beyin ise doğruları analiz eder ve öncelik verir.

Sol anlamaya, sağ hissetmeye çalışır!
Sağ beyin duygusal kararlar verdiği için, bu kararları inanarak vermek ister. Sol beyin, inanamasa da karar vermekten yanadır. Sol beyin tekil ve erildir. Yani erkeksi özellikleri baskındır. Sağ beyin ise çoğulcudur ve dişil özellikleri vardır. Sol beyin anlamaya çalışırken, sağ beyin hissetmek için uğraşır. Sol beyin karşılaştığı olaylarda çıkarı doğrultusunda tepkiler verirken, sağ beyin sempatik bir bakışıyla yaklaşır. Yani kendini hemen olaya kaptırır. Sağ beyni baskın çalışan kimse, birisi ağladığı zaman onunla beraber ağlar. Kendisinden çok başkalarını mutlu etmeye uğraşır. Kadınlarda bu özelliğe sık rastlanır, kadınların şefkat duyguları yoğundur ve iyi annelik yaparlar.

Maya Talisman Frost "Resim çizebilir misiniz?" isimli makalesinde beynin sol yani bir katil olarak tanımlıyor. Resim çizmeye kalktığınızda beyninizin sol yani hemen onu sözelleştirmeye ve şekilleri analiz etmeye çalışıyor. Algısal merkez olan beyninizin sağ tarafı ise baskın olmayan bir eylem göstererek bu aşamada sol beyin tarafından bir köşeye itiliyor. Ve ortaya çıkan sizin hiç de istemediğiniz çizgilerden oluşan bir resmi oluşturuyor. Sağ beyini biraz da "sanatçı" olarak nitelendirebiliriz. Peki, Sağ beyini nasıl
baskın duruma getirebiliriz?

"Beynin Sağ Tarafını Kullanmak" adli kitabin yazarı, ünlü sanat eğitmeni Dr. Betty Edwards'a göre, yazarın "L moda" adini verdiği sözel ve baskın düşünme biçiminden "R moda" adi verilen ve görsel işaretlere dayanan biçime zihinsel geçiş yapabilirsiniz. Sağ tarafın olaya dâhil olmasını ve çizme işini üstlenmesini sağlamak mümkündür.

Sol taraf, bir işi sevimsiz bulmadığı sürece üzerine almaktan çekinmez. İş çok zaman alıyor, çok detaylı, çok yavaş ya da en basitinden çok zor ise, sol taraf pes ediverir. Bazen üzerinde çalıştığımız bir konuda tıkanırız, arkası gelmez. Konuyla ilgili düşünmeyi bıraktığımızda, olmadık bir yerde çözüm yolu bir şimşek beynimizde çakar. İşte sağ taraf sol tarafın iktidarından kurtulmuş ve özgür hareket alanı bulduğunda sizin için çözümler üretmiştir. Öyleyse, buradaki hile, işi -örneğimizde, resim çizmeyi- sağ tarafın hemen üzerine atlayabileceği biçimde sunmaktır. Karmaşık bir görüntüyle karşılaştığında da sol taraf hemen pes eder ve işi sağ tarafa atar. Bunu başarabilmek için yani sol tarafı pes ettirmek için "R morunun devreye girmesini sağlamak" nesneleri tam olarak baş aşağı çevirmeliyiz.
Beyin ucu açık bir kuyu gibidir. Ne kadar tanınırsa tanınsın daha çok tanınmaya devam edilir. Tam anlamıyla kavranamaz. Beynimizin tek rutin bakımı da sürekli kullanmak, çalıştırmaktır.



Sol beyin; ardışık, mantıksal, matematiksel, konuşma ve dil öğrenme, gibi fonksiyonlarla yükümlüdür ve tekten tüme gider.

Sağ beyin ise; hafıza, hisler, görüntüler ve farkında olmadığımız fonksiyonları yönetir, şekilleri tanır ve tümü görür. Bu nedenle sol beyinden 100 kat daha hızlıdır.

Beynimizin sağ ve sol tarafı bilgiyi farklı şekilde işler.

Genelde her birey beyninin bir tarafını ağırlıklı olarak kullanır fakat düşünme ve öğrenme işlemleri her iki tarafta dengeli olarak kullanıldığında gerçek verimine ulaşır. Bunun anlamı daha az kullanılan tarafın güçlendirilmesi gerektiğidir. Aşağıdaki listede sağ veya sol beyin ile yapılan işlemler gösterilmiştir. Bu bilgilere bakarak beyninizin hangi tarafını ağırlıklı olarak kullandığınızı ve daha az kullandığınız tarafı nasıl güçlendirebileceğinizi bulabilirsiniz.

Doğrusal – Bütünsel İşlem
Beynin sol tarafı genelde bilgileri doğrusal bir yapı içinde, parçadan bütüne giderek işleme koyar. Parçaları alır, sıraya koyar ve mantığa uygun olarak düzenler ve sonra bir sonuca varır. Buna karşılık sağ beyin bütünden parçaya doğru ilerler yani bütünseldir, detaylardan önce bütün resmi görür. Sağ beynini ağırlıklı olarak kullanan kişiler, önceden genel bir özet verilmez ise ders takip etmekte zorlanabilirler. İşte bu nedenle sağ beyni ağırlıklı olan kişilerin bir seminere yada derse katılmadan önce işlenecek konu ile ilgili hazırlık yapmaları ve ilgili kaynaklara göz gezdirmeleri oldukça önemlidir. Ayrıca bu kişiler önceden taslak hazırlamakta zorlanırlar. Bu gruptaki kişiler bir işi yapmadan önce neden yapması gerektiğini bilmeye ihtiyaç duyan kişilerdir.

Düzenli – Rastgele İşlem
Doğrusal bir yapı içinde çalışmaya ek olarak beynin sol tarafı bilgileri düzenli bir şekilde işleme koyar. Bu kişiler genelde liste yapıcılardır. Eger beyninizin sol tarafını ağırlıklı olarak kullanıyorsanız sizde günlük plan yada program yapmak yada envanter çıkarmak gibi çalışmalardan zevk alıyorsunuz demektir. İşlerinizi sıra ile bitirmeye ve her biten işi listenizde işaretlemeye özen gösteriyorsunuz. Aynı şekilde yeni bilgileri sıra ile öğrenmek sizin için daha kolaydır. Örneğin: Matematik. Buna karşıt olarak sağ beyin bilgileri rastgele işleme koyar. Eğer siz bu gruba giriyorsanız muhtemelen bir konudan bir konuya atlıyorsunuz demektir. Önceliklerinizi ortaya koymadanda en az beyninin sol tarafını kullanan birisi kadar iş yapabilirsiniz. Projeleriniz yarım kalabilir yada bitirmekte gecikebilirsiniz. Fakat bunun nedeni çalışmadığınız yada tembel olduğunuz için değil muhtemelen başka bir iş üzerinde daha çalıştığınız içindir. Sizden günlük, haftalık yada yıllık program yapmanız istendiğinde isyan etmeye hazırsınızdır. Fakat gerçekte rastgele düşünce yapınız nedeni ile program yapmanız gerçekten gerekir. Bu sizin başarılı olmanız için yapmanız gereken en önemli işlerden biri sayılabilir.

Soyut – Somut İşlem
Beynin sol tarafı soyut konularda hiç bir zorluk çekmez. Örneğin harfler, kelimeler yada matematiksel işlemler sayılabilir. Bu gruptaki kişiler kolaylıkla kelimeleri yada matematik formüllerini ezberleyebilir. Beynin sağ tarafı ise her şeyin somut olmasını ister. Bu kişiler gerçek objeleri görmek, hissetmek, onlara dokunmak isterler. Sol beyine karşıt olarak sağ beyin kelimeleri cümle içinde görmek, formüllerin nasıl çalıştığını anlamak isterler.

Mantıksal – İçgüdüsel İşlem
Sol beyin bilgileri doğrusal olarak, düzenli bir biçimde ve mantıklı bir şekilde işler. Beyninizin sol tarafını kullandığınız zaman bilgileri parça parça ele alırsınız. Birisini dinlerken detayları dinlersiniz böylece mantıklı bir sonuca varabilirsiniz. Buna karşılık eğer beyninizin sağ tarafını kullanıyorsanız iç güdülerinizi kullanıyorsunuz demektir. Bir matematik probleminin cevabını biliyor ama bu sonuca nasıl ulaştığınızı bilmiyor olma ihtimaliniz çok yüksektir. Test yaparken doğru cevapları iç güdüleriniz ile bulursunuz ve çoğunlukla bu tahminleriniz doğru çıkar. Sonuç olarak bir işin doğru olduğu hissini veren sağ beyindir.Özetlemek gerekirse yazı yazarken beyninizin sol tarafı gramere dikkat ederken, sağ taraf ise yazının anlamına bakar.

Kelime – Davranış İşlemi
Beyninin sol tarafını kullanan kişiler kendilerini kelimeler ile ifade etmekte pek zorlanmazlar. Buna karşılık beyninin sağ tarafını kullanan kişiler ne demek istediklerini çok iyi bilmelerine rağmen doğru kelimeleri bulmakta zorlanırlar. Buna en güzel örnek birisinin yol tarifi vermesini dinlemektir. Sol beynini kullanan birisi muhtemelen "Burdan itibaren üç bina sonra sağa dönün, bahçe sokağına döneceksiniz. İki kilometre gittikten sonra çiçek sokağına doğru sola dönün…" şeklinde bir tarif verecektir. Buna karşılık beyninin sağ tarafını kullanan bir kişi "Oradaki evden (evi göstererek) sağa dön (sağı göstererek). Sonra mavi boyalı binayı geç ve ikinci ışıklara varana kadar git. Işıklara gelince benzin istasyonun yanından sola dön…" şeklinde görsel bir tarif verecektir. Bu örnekten de anlaşılacağı gibi sağ beyin her şeyi görsel olarak algılar. Eğer bir yere not almazlarsa muhtemelen bilgileri unuturlar. Genelde şemalar, resimler yada grafik görüntüler daha iyi hatırlamalarını sağlar. Okurken yada dinlerken bilgileri görsel imgeler olarak beyinlerine aktarırlar.

Gerçeklere dayalı – Hayallere dayalı İşlem
Beynin sol tarafı olayları gerçek hali ile olduğu gibi ele alır. Bu grupta bir kişi yeni bir ortama girdiği zaman kolaylıkla uyum sağlayabilir. Fakat sağ beynini kullanan birisi için durum farklıdır. Onlar içinde bulundukları ortamı değiştirmeye çalışırlar. Sol beyin kuralları bilmek ve ona göre davranmak ister. Eğer kural yok ise muhtemelen kendileri kural koyup uygulamaya başlarlar. Kurallara uymayan sağ beyin aynı zamanda daha yaratıcı ve duygusaldır. Duygular sağ tarafta işleme konulduğu için bu kişiler duygusal olarak yaşadıkları olayları hatırlamakta daha başarılıdırlar. 



Beyin genel olarak bir bütün olsa da sağ ve sol hemislerin farklı farklı üstlendikleri misyonlar vardır. Ancak sol beyinin, sağ beyinden daha önemli görevler üstlendiğini söyleyebiliriz. Sol beyin daha baskındır. Konuşma merkezi ve duygudurum merkezi soldadır. Ancak sağ beyin de mühendislik yeteneklerini ön plana çıkarır. Sağ beyin özellikle boyut ve hacim değerlendirmelerinde ön plana çıkar, bilgiyi şekil ve hayal gücü ile işleme de sağ beyin önemli görev üstlenir. Yani estetik zeka için sağ beyine ihtiyaç vardır. Mimar ve mühendislik işleri için sağ beyine çok ihtiyaç vardır. Buna karşılık matematik işlemleri için de sol beyine ihtiyaç duyulur. Ünlü mimar ve mühendislerin sağ beyinlerinin çok gelişmiş olduklarını söylüyebiliriz. Müzikle uğraşan, müzik icra eden ya da estruman çalan müzisyenlerde de sağ beyin daha iyi gelişmiştir. Aynı şekilde şairlerde ve ressamlarda da sağ beyin özellikleri baskın durumdadır.

Beyinin her iki yarım küresini birbirine bağlayan korpus kallosum denen ve sinir liflerinin yaptığı köprüsel bir yapı vardır. Bu sinir ağları vasıtasıyla her iki yarım küre birbiri ile bağlantı içindedir ve sürekli bilgi alış verişi olur. Korpus kallosum ne kadar iyi gelişmiş ise insanın bir bütün olarak beyinsel yeteneklerini sergilemesi ve beynini bir bütün olarak global maksimum kullanması o kadar artar ve üst düzeye çıkar. Eğer korpus kallosum iyi gelişmemişse o zaman sağ ve sol beyinden hangisi baskın ise kişi o özellikleri ön plana çıkararak hayatını sürdürür. 

Toplumda lider kişilerin, beynini global olarak iyi kullanmayı beceren kişiler olduğunu söyleyebiliriz. Bunlarda korpus kallosum iyi gelişmiştir. Bu kişilerin hangi ellerini iyi kullanıyor olması çok da önemli değildir. Çünkü bunlar her iki hemisferlerini, her durumda çok iyi kullanabilirler. 

Beyin ve vucut ilişkileri çapraz yürür. Beyin korteksinden hareketlerimizle alakalı motor lifler üst boyun bölgesinde çapraz yaptığı için, sağ beyin vucudun sol tarafını, sol beyin ise vucudun sağ tarafını idare eder. Bu nedenle beyninin sağ tarafında ki damarları tıkananların sol taraflarında felç olur ya da tersi olur. İşte bu nedenden dolayı günlük hayatında sol elini kullanan ve solak olanların sağ beyinleri baskın durumdadır. Eğer kişi sağ elini kullanıyorsa o zaman da sol hemisfer baskındır. Bu nedenle şunu diyebiliriz ki, solak olanlarda sağ hemisfer baskın durumda olacağı için, bunlarda mimarlık yeteneği ve müzisyenlik kabiliyetleri iyi gelişmiştir. Bizim kanaatimize göre hem sağ hemisfer hem de sol hemisfer matematikle ilgilenir. Ancak sağ hemisfer daha çok matematiğin geometri , sol hemisfer ise cebirsel bölümü ile ilgilenir. Buradan şu netice çıkıyor ki, solak olan bir çocuğun, mimarlığa ya da güzel sanatlara yönlendirilmesi gerekir. Bu çocuğun fen ya da konuşma becerisi gerektiren avukatlık veya pazarlama gibi bir meslekle uğraşması hata olabilir. Çünkü sol hemisfer konuşma becerilerinde rol oynar. Dolayısıyla solak olanlardan iyi avukat ya da pazarlamacı çıkmayabilir. Eğer solak bir kişi hukuk mesleğini seçmisse bu kişinin avukatlığı değil estetik muhakeme yeteneğini yönelten sağ hemisferden dolayı hakimliği tercih etmelidir. Bu noktada sağ elini kullananların avukatlığı, sol elini kullananların ise hakimliği seçmeleri gerektiğini söyleyebiliriz.

Hülasa, sağ elini kullananlarda sol beyin özelliklerinin, sol elini kullananlarda ise sağ beyin özelliklerinin daha baskın olduğunu bilmekteyiz. Kişilerde hangi hemisferin daha belirleyici olduğunu gösteren testler de vardır. İşte size basit bir test;

Okuldayken hangi dersleri daha çok severdiniz? 

a)Türkçe, resim, sosyal vb. 
b)Fenle ilgili olanları. 


2-Hangi tip sporları yapmaktan hoşlanırsınız? 

a)Tek başına yapılan sporları, 
b)Takım sporlarını. 

3-Gördüğünüz rüyaları hangi sıklıkta hatırlarsınız? 

a)Çoğunlukla hatırlarım, 
b)Ender olarak hatırlarım. 

4-Ellerinizi ve mimiklerinizi konuşurken ne sıklıkta kullanırsınız? 

a)Çok kullanırım 
b)Çok az kullanırım. 

5-İki elinizin parmaklarını birbirine geçirerek kapatın. Hangi elinizin baş parmağı üstte kalıyor?

a)Sağ
b)Sol 

6-Şu an saatin kaç olduğunu tahmin edin, şimdi saate bakın, yanılma payınız ne kadar? 

a)On dakikadan fazla, 
b)On dakikadan az. 


7-Aşağıdakilerden hangisini daha kolay hatırlarsınız? 

a)İnsanların yüzlerini, 
b)İnsanların isimlerini. 


8-İki gözünü açık tutarak elinizdeki kalemi, bir cam kenarı veya kapı kenarı ile hizalayın. Önce sol gözünüzü, sonra sağ gözünüzü kapatın. Hangi gözünüzü kapatınca kalem daha az oynuyor? 

a)Sağ gözümü kapatınca 
b)Sol gözümü kapatınca 


DEĞERLENDİRME 

"A" ların sayısı fazla ise, SAĞ beyniniz daha gelişmiştir... 

SAĞ beyinli olma özellikleri;

Sanat ve sanatsal etkinlikler sevilir, sanatsal becerileri çoğu zaman şaşkınlık uyandırır.
Estetizme bayılırlar, fiziki görünüşlerine önem verirler.
Yazarlık yetenekleri gelişmiştir. İyi şiir ve roman yazabilirler.
Müzik kulakları iyidir, müzisyenliğe yatkındırlar ve genellikle bir estrüman çalarlar
Koku ve tat gibi duyuları gelişmiştir. 
Sezgileri ve iç güdüleri kuvvetlidir 
Yeni şeyler üretmek hoşlarına gider
Subjektif davranırlar
Boyutları iyi algılarlar
Parçaları değil, bütünü görürler,
Duygusaldırlar ve duygularına çok önem verirler 


B" lerin sayısı fazla ise, SOL beyniniz daha gelişmiştir... 

SOL beyinli olma özellikleri;

Mantık yürütmeyi severler, duyguları ile değil mantıkları ile hareket etmeye çalışırlar
Sınıflandırma ve tasnife önem verirler,
titiz ve detaycıdırlar
analitik düşünürler
Matematiksel işlemlerden sıkılmazlar
Dili iyi kullanırlar ve ikna kabiliyetleri iyidir
Bütünü değil parçayı görürler 
Sistemli ve disiplinli çalışırlar, kuralcıdırlar
Objektif davranırlar, somut kavramlara önem verirler

Beynin sol ve sağ yanının eşit çalışması, doğru olanıdır. Ancak, okullarda verilen eğitim sol beyin ağırlıklı olduğu için, sağ beynin görevinide sol beyin üstlenir.Bu da, kişilerde performansın düşmesine neden olur.Beyninizin sağ veya sol yanlarından biri farklı çalışıyorsa, bu meslek seçiminizi etkiler. Başarının yanısıra mutlu da olmanın yolu hangisinin daha çok geliştiğini öğrenmektir.Daha az çalışan diğer yanı geliştirmek için, egzersiz yapmayı unutmayın.

Çeşitli kaynaklardan derlenmiştir...

 
 
  

Merhaba arkadaşlar,

 

Artık sinir sistemi ile ilgili tüm temel bilgileri edindiğimize göre, bu sistemin en önemli yapılarından biri olan beyin dediğimiz organı tanımaya başlayabiliriz. Şimdiden belirtmemiz gerekiyor ki bu oldukça zorlu bir süreç olacak. Muhtemelen sinir sistemine ilgi duymayanlar bir miktar okuyup, yarıda kesecekler. Kimilerine terimler ağır gelecek ve bırakacaklar. Ancak azimli bir şekilde beynimizin derinliklerine bizimle birlikte inmeyi başarabilenler, hayatın gerçeklerini net bir şekilde görebilecekler ve garanti ediyoruz ki hayata bakış açılarını %100 değiştirecekler. Çünkü beyni anladıkça, beyni tanıdıkça, beynin nasıl çalıştığını öğrendikçe kendimizi tanıyoruz, anlıyoruz, öğreniyoruz. Unutmamak gerekiyor ki bir insana benliğini veren şey beyindir, beyinde olan olayların tümüdür. İşte bu ve bundan sonraki birkaç yazımızda, beynin parçalarını ve işlevlerini tanıyacağız.

 

Buradan sonra göreceğiniz terimler sizi korkutmasın. Zira öğrenim hayatınızın herhangi bir diliminde gördüğünüzün aksine, artık bilimin en yoğun olduğu alanlardan birine giriş yapmış bulunmaktasınız. Elbette, her bir parçanın, her bir yapının, her bir bölgenin yeni bir adı olacak. Ancak bundan korkmayın ve bunu, yeni insanlarla tanışıp, yepyeni isimler duymak gibi düşünün. Eğer ki kendinizi yeterince vererek isimlerini okursanız, hiç zorlanmadan terimleri halledebileceksiniz. Zaten biz de, her zaman olduğu gibi terimleri mümkün olduğunca yumuşatacağız. Eğer terimlerle/isimlerle işlevleri eşleştirebilirseniz, örneğin "pariyetal lob" dediğimizde, ne işlevden bahsettiğimizi kavrayacak olursanız, bu terimler günlük yaşamdaki sıradan kelimelerden farksız olacaktır. Bu sebeple yılmamanızı tavsiye ediyoruz.Emin olun ki beyninizi tanıdıkça, inandığınız, düşündüğünüz, sandığınız hemen hemen her şeyin yanlış olduğunu göreceksiniz. Bu kadar açık belirtiyoruz. Hazırsanız, başlayalım.

 

Öncelikle, beynin genel görüntüsüne bir bakalım. Birçok insan, beynin neye benzediğini üç aşağı beş yukarı biliyordur:

 

 

 

Bunlar, gerçek insan beyni görüntüleridir. Bu sevimli organ, bir insanın en net ifadeyle "her şeyidir". Bu organ olmadan, hemen hemen hiçbir yapı işlev göremez. Bu organda meydana gelen neredeyse her hasar, belli bir işlevi, belli oranlarda bozacaktır. Çünkü daha önce de anlattığımız gibi beyin, sinir sisteminin evrimi sırasında organizmanın yönetici organı görevini alacak şekilde özelleşmiş, vücut içi tüm iletişim, değerlendirme ve karar mekanizmalarından sorumlu yapı halini almıştır. Beyni işlevsiz kılınan bir insan, en iyi ihtimalle laboratuvarda bulunan petri kaplarındaki hücre yığınlarından farksız olacaktır. En kötü ihtimalle ise ölecektir. 

 

Beyni bu kadar önemli kılan, şüphesiz ki vücudun bütün kontrolünü elinde bulundurmasıdır. İleride göreceğimiz gibi kişinin bilincini yaratmasından tutun da, ayak başparmağının kaşınmasına kadar birçok işlevi sürdürmektedir. Bunu yaparken, yapısındaki milyarlarca nöronu kullanır. Aslında beyinden, bu şekilde bağımsız bir organizma olarak bahsetmek hatalıdır. Zira beyin de, sıradan hücrelerin bir araya gelmesiyle oluşan bir organdır. Onu bu kadar etkileyici kılan, beyne sahip bir canlıya kişiliğini, canlılığının kontrolünü, bilincini, davranışlarını, duygularını, algısını, zekasını, düşüncelerini veren organın beyin olmasıdır. 

 

Beyinde, tüm bu görevler sinirler aracılığıyla gerçekleşmektedir. Daha önceki yazılarımızda da değindiğimiz gibi sinirler evrimsel süreçte bir araya geldiklerinde, bir bilgisayarın içerisindeki işlemci gibi görev alabilirler. Aslında işlemcilerin en ilkin versiyonları, bizim beynimizin çalışma prensibiyle benzer bir şekilde çalışmaktadır: farklı sinyaller bir bölgeye ulaşır ve bu sinyaller birbirleriyle basit elektriksel devrelerin etkileşimi sonucu karşılaştırılır, bu karşılaştırılma sonucunda bir ürün oluşur ve bu ürün, gelen sinyale verilecek tepkiyi belirler. Yani beynimize baktığımızda, çalışmasının hiçbir kısmının beden-üstü bir doğası olmadığını görürüz. Tamamı, sadece elektrobiyokimyasal etkileşimler sonucu olan olaylar bütünüdür. Ve bu olayların sonucunda düşünceler, davranışlar, algı ve duygular oluşur. Tamamen kimyasal tepkimelerin bunlara sebep olabileceğini düşünmek ilk başta delilik gibi gelebilir; ancak gerçekler, inanılması zor olsalar da ortadadırlar. Bu sebeple onları anlamaya çalışmak, direnmekten çok daha faydalı olacaktır.

 

Günümüzde, beynin işlevlerini takip etmek için geliştirdiğimiz birçok elektromekanik (ya da mekatronik) cihaz bulunmaktadır. Bunların sadece isimlerini vererek geçmek istiyoruz, zira detaylar, konumuzun dışında olacaktır. Günümüzde, beynin anatomisini ve damar yapısını takip etmek için kullandığımız aletleri şöyle sıralayabiliriz:

 

  • MRI: Magnetic Resonance Imaging (MRG: Manyetik Rezonans Görüntüleme)
  • DWI: Diffusion-Weighted Imaging (DAG: Difüzyon-Ağırlıklı Görüntüleme)
  • DTI: Diffusion Tensor Imaging (DTG: Difüzyon Tensör Görüntüleme)
  • MRA: Magnetic Resonance Angiography (MRA: Manyetik Rezonans Anjiyografisi)

 

Beynin işlevlerini takip etmek için kullandığımız makineler ise:

 

  • fMRI: Functional MRI (fMRG: Fonksiyonel MRG)
  • SPECT: Single Photon Emission Computed Tomography (TFEHT: Tekli Foton Emisyonu Hesaplayıcı Tomografisi)
  • PET: Positron Emission Tomography (PET: Pozitron Emisyon Tomografisi)

 

Kısaca, teknolojideki ilerlemeler sayesinde beynin farklı yapılarına, işlevlerine ve görevlerine erişim imkanlarımız bulunmaktadır. Bu teknolojiler, bilimin tarihi sırasında ciddi miktarda gelişmiş, eskiden çok ilkin şekillerde kullanılırken, günümüzde fizik, kimya, mühendislik ve biyoloji alanındaki gelişmeler sayesinde oldukça ileriye gitmiştir. 

 

Şimdi, biraz da ön terminoloji vermekte fayda görüyoruz. Beyni (ve genel olarak anatomiyi) tanıtırken çok sık kullanılan bazı yönelim terimleri bulunmaktadır. Bu terimler, bir organın bir diğerine göre veya 3 boyutlu uzaydaki konumuna göre yerini belli etmemizi sağlar. Bu yazımızdakileri bir sözlük gibi kullanabilir, yeri geldikçe dönüp bakabilirsiniz. Aklınızda bulundurmanızda fayda gördüğümüz terimler şöyle:

 

  • Anterior: "Ön" demektir. Bir organın veya yapının, bir diğerinin önünde bulunduğunu belirtir. 
  • Posterior: "Arka" demektir. Anterior-Posterior eksen, bir canlıyı veya bir yapıyı "ön-arka" kısımlarına böler. Örneğin insanın kafası "ön", kalçası ise "arka" kısımlarıdır. İnsan, iki ayak üzerinde yürüyor olsa da, ataları dört ayaklı olduğu için bu şekilde isimlendirilir. Daha rahat anlamak için bir köpeği ya da ineği düşünebilirsiniz. Kafası ön kısımdadır, kalçası ve kıç bölgesi ise arkadadır.
  • Ventral: Alt yüzeye yakın, karın bölgesinde demektir. Kimi zaman doğrudan "karın" olarak da anılır; ancak burada bahsedilen bölgesel bir alandır. Yine dört ayaklı hayvanlardan düşünecek olursak, bir köpeğin göğsünün ve karının olduğu kısım, alt yüzeydedir. Bu yüzden insanda da aslında ileriye bakan karın kısmı ventral bölge olarak anılır.
  • Dorsal: Arka yüzeye yakın, sırt bölgesinde demektir. Kimi zaman doğrudan "sırt" olarak da anılır. Tıpkı ventral yapılar gibi, bunlar da sırt bölgesiyle aynı hizadaki yapıları ifade eder, doğrudan "sırt" demek değildir aslında. Bir köpeğin sırtı, arka yüzeydedir. Bu yüzden dorsal olarak isimlendirilir.

 

Bunlar 4 temel yön bildiricidir. Ancak bunlarla eş anlamlı veya yakın anlamlı kullanılan bazı diğer terimler de vardır. Aynı zamanda bunlarla doğrudan aynı anlama gelmeyen, fakat daha net olarak yer bildiren belirleyiciler de vardır. Şimdi bunlara bakalım:

 

  • Superior: "Üst" anlamına gelmektedir. Bir organın, diğerinin üstünde olduğunu belirtmeye yarar. Kimi zaman, daha büyük olan yapıyı da isimlendirmek için kullanılabilir.
  • Inferior: "Alt" anlamına gelmektedir. Bir organın, diğerinin altında olduğunu belirtmeye yarar. Kimi zaman, daha küçük olan yapıyı da isimlendirmek için kullanılabilir.
  • Kranyal: Vücudun baş bitimine yakın bölgelerde bulunan yapıları isimlendirmek için kullanılmaktadır. Kimi zaman "superior" kelimesiyle eş anlamlı olarak kullanılır.
  • Kaudal: Vücudun kuyruk tarafına yakın bölgelerde bulunan yapıları isimlendirmek için kullanılmaktadır. Kimi zaman "inferior" kelimesiyle eş anlamlı olarak kullanılır. Kranyal ve kaudal, illa kafada veya kuyrukta bulunan organları nitelemez. Örneğin kafatası içerisindeki beynin, kuyruğa yakın ya da kafaya yakın yapıları için de sırasıyla "kaudal" veya "kranyal" sıfatları kullanılabilir.
  • Medial: Simetrik veya yarı-simetrik bir yapının orta hattına yakın yapıları nitelemek için kullanılmaktadır. 
  • Lateral: "Yanal" demektir. Simetrik veya yarı-simetrik yapıların, orta hattından uzak yapılardan bahsederken kullanılır.
  • Rostral: Genellikle beyinde "öndeki yapılar" için kullanılır. Daha spesifik olarak ise, ağız-burun bölgesine yakın yapılar için kullanılmaktadır.
  • Internal: Bir yapının, bir diğerinin içerisinde, iç kısmında olduğunu belirtmek için kullanılır.
  • Eksternal: Bir yapının, bir diğerinin dışarısında, dış kısmında olduğunu belirtmek için kullanılır.
  • Supra: Bir yapının, bir diğerinin üzerinde bulunduğunu belirtmek için kullanılır.
  • Infra: Bir yapının, bir diğerinin altında bulunduğunu belirtmek için kullanılır.
  • Sub: Bir yapının, bir diğerinin altında veya en azından yakınında bulunduğunu belirtmek için kullanılır.
  • Hipo: Tıpkı "sub" öneki gibi, bir yapının bir diğerinin altında bulunduğu belirtmeye yarar.
  • Pre: Bir yapının bir diğerinin önünde bulunduğunu belirtmeye yarar.
  • Post: Bir yapının bir diğerinin arkasında bulunduğunu belirtmeye yarar.
  • Transvers: Bir yapının yere paralel düzlemde bulunduğunu belirtmeye yarar.
  • Koronal: Bir yapının yere dik olarak ve anterior-posterior (ön-arka) düzlemde bulunduğunu gösterir.
  • Sagital: Bir yapının hem yere, hem de koronal düzleme dik bir düzlem içerisinde bulunduğunu belirtmeye yarar.

 

Sanıyoruz ki bu karmaşık gibi gelen, halbuki oldukça basit olan terminoloji, yazılarımız boyunca size yapıların yerleri hakkında fikir vermeye yarayacaktır. Hatta rahat olun, muhtemelen bunların büyük bir kısmını kullanmayacağız bile. Yine de elinizin altında bulunması açısından vermeyi uygun gördük.

 

Burada vermek istediğimiz bir diğer bilgi de, bundan önceki yazılarımızdan birinde paylaştığımız, beynin ana bölgeleridir:

 

  • Ensefalon = Beyin
  • Proensefalon = Ön Beyin
  • Telensefalon= Serebrum = Uzak Beyin (En Ön Beyin)
  • Mezensefalon = Orta Beyin
  • Rombensefalon = Arka Beyin
  • Metensefalon = Serebellum = Beyincik = Art Beyin
  • Miyelensefalon = İlik Beyin
  • Diensefalon = Ara Beyin

 

 

Yukarıdaki fotoğraf, genel olarak memelilerin embriyonik dönemdeki beyinlerini göstermektedir. Memeliler, evrimsel süreçte belli bir akrabalık düzeyi bulunan türleri içerdiği için, embriyolojik dönemdeki beyin yapıları da büyük oranda birbirlerine benzemektedir. Ancak sonradan, gelişimin ilerleyen kısımlarında beynin farklı yapıları, farklı türlerde, farklı miktarlada büyüyüp gelişerek türe özel nitelikleri kazandırmaktadır. Bu, sınıftan sınıfa da değişmektedir. Örneğin amfibilerde büyük bir orta beyin lobu bulunurken, memelilerde gelen olarak ön beyin lobu büyüktür. İnsanı ise insan yapan, en ön beynin (serebrum) büyüklüğüdür. İnsanın en ön beyni iptal edilecek olursa, koca cüssesine rağmen, o "meşhur" zekasndan bir gıdım bile geriye kalmaz, muhtemelen bir kurbağa ya da balık kadar sınırlı davranış tipi sergiler. Ki bunu çeşitli hastalıklarda görmekteyiz, zamanı gelince paylaşacağız bu bilgileri de. 

 

Ayrıca beyinle ilgili bilmemiz gereken temel olgulardan biri de, beynin sol ve sağ olarak iki yarıküreye (hemisfere) bölünmüş olduğudur. Bu bölünmenin sadece Evrimsel Biyoloji ile açıklanabilen birçok nedeni vardır. Örneğin beynin iki yarıkürede özelleşmesi sayesinde aynı işlemi yapmak için gerekli bağlantıların sayısı azalmıştır. Bir örnek vermek gerekirse, dilimiz, yani konuşma yetimiz neredeyse tamamen sol yarımkürede özelleşmiştir. Bu sayede sağ taraf ile bağlantı kurması neredeyse hiç gerekmez ve bu da beynin daha küçük kalmasına rağmen daha fazla iş yapmasına yarar. Ayrıca beynin yarıkürelere bölünmesi sayesinde, ölümcül olan kafa darbeleri biraz daha az etkili hale getirilebilir. Örneğin beynin bir tarafı hasar görse de vücut büyük oranda diğer taraf sayesinde hayatını sürdürebilir. Tabii beynin bir yarımküresinin hasar görmesiyle motor fonksiyonlarda, yani istemli hareketlerimizde ciddi bir kısıtlanma meydana gelir.

 

Beyinle ilgili bilinmesi gereken en önemli noktalardan biri, beynin sol yarımküresinin vücudun sağ tarafını, beynin sağ yarımküresinin ise vücudun sol tarafını kontrol ettiğidir. Yani sinirlerimiz beyinden çıkarken çaprazlanma geçiriler ve yön değiştirirler. Bunun, hızlı iletim için bir adaptasyon olduğu düşünülmektedir. Bu konudaki araştırmalar halen sürmektedir.

 

Beynin tespit edilmiş onlarca alt birimi bulunmaktadır. Bunlara mümkün olduğunca detaylı bir şekilde değinmek istiyoruz. Ancak birkaç görselle ne tip kısımlar olduğunu görmenizi istiyoruz:

 

 

Görüldüğü gibi beynin birçok parçası bulunmaktadır. Özellikle beynin evrimi, kökten, yani omuriliğin sonlandığı noktadan, dışa doğru soğan gibi katmanlar halinde gerçekleştiği için, kısımları görüp tespit etmek çoğu zaman güç olabilmektedir. Bu güçlükler, bilim insanlarının da işlerini aksatmaktadır, çünkü öyle sokaktan birini çevirip de beynini açıp parçalara bölmek mümkün olmamaktadır. Neyse ki günümüzde Evrimsel Biyoloji'yi bildiğimiz ve tüm alanlarda kullandığımız için, yakın akrabalar üzerinde deneyler yaparak kendi beynimize ışık tutmaktayız. Kimi zamansa fedakar hastalar, bilime faydalı olabilmek adına beyin ameliyatlarında küçük çaplı deneylere izin vermektedirler. Kimi aydın insan da, ölümlerinden sonra vücutlarını tıp kurumlarına bağışlayarak, bu deneylerin yapılmasına destek olmaktadırlar. Bir insanın ölümünden sonra bile bilime faydalı olmasından daha güzel ne olabilir ki?

 

Ancak bugüne kadar on binlerce denek üzerinde yapılan deneyler sayesinde, beynin hemen her alanı net bir şekilde tespit edilebilmiştir. Örneğin Korbinian Brodmann isimli bilim insanı ta 1909 yılında yaptığı araştırmalarla insanın sadece korteks (serebrumun sadece bir kısmı) üzerinde 52 farklı özel alan tespit etmiştir. Bu şekilde bakıldığında, beynin yüzlerce özelleşmiş alanı olduğu görülebilir. Örneğin aşağıda, yine insanı "insan" yapan kortekse ait 4 temel lob görülmektedir:

 

   

 

  • Ön Lob
  • Pariyetal Lob
  • Yan Lob
  • Arka Lob

 

Bu lobların her biri ana işlevler üstlenmektedir. Zaten küçük bir şekilde de olsa ana görevleri görselde belirtilmiştir. Örneğin yan lobda yoğun olarak işitmeyle ilgili alanlar bulunmaktayken, arka lobda görsel alanlar bulunmaktadır. Ayrıca bu lobların her birinde başka birçok işlev barındıran özel bölgeler bulunmaktadır.

 

Bu özelleşmeler, evrimsel süreç takip edildiğinde net bir şekilde görülebilmektedir. Beyin, basitten karmaşığa doğru evrimleşen organların en güzel örneklerinden biridir. Her bir kısım, yakın akrabalarımızda daha ilkin versiyonlar olarak net bir şekilde bulunabilmektedir. Benzer şekilde, insanın bu özelleşmiş beyin bölgeleri elektrik şokuyla veya anesteziklerle (tıbbi uyuşturucularla) iptal edildiğinde, bireyde kişilik kaybı, bilinç kaybı, istemsiz davranışlar, içgüdülerin açığa çıkması, hayvansı hareketler ve benzeri görülmektedir. Zira bize her şeyimizi yaptıran, her düşüncemizi üreten, her kararımızı aldıran, her duygumuzu tattıran beyin ve beynin ilgili bölgeleridir.

 

Beynin daha derinliklerine indiğimizde, adeta evrimsel süreçte geriye gideriz. Ne kadar derine inersek, o kadar erken evrimleşmiş yapıları görürüz. Örneğin solunum, denge gibi hayati görevleri üstlenen kısımlar, beynin en ilkin, derin bölgelerinde konuşlanmıştır. Çünkü bu, tüm türlerde ortak olarak bulunan özelliklerdir. Ancak yukarılara çıktıkça, öncelikle duyu organlarına ait bölgelerin evrimleştiğini, sonrasında sosyal davranışları kontrol eden yapıların özelleştiğini, en dış katmanda ise insanı diğer türlerden ayıran karmaşık duyguların merkezlerinin evrimleştiği görülür. Hatta ara basamaklar o kadar nettir ki, evrimsel süreç ile tam bir uyum gözlenebilmektedir. Bunlara yeri geldikçe zaten değineceğiz.

 

Şimdilik beyinle ilgili bu temel bilgileri bilmeniz yeterli olacaktır. Önümüzdeki yazımızda, beynin kısımlarına girerek yolumuza devam edeceğiz.

 

Umarız faydalı olmuştur.

 

Saygılarımızla.

ÇMB (Evrim Ağacı)

dorsolateral prefrontal korteks singulat


GÜVEN Bütünsel Gelişim AKADEMİ

BYJONG Psikomotor-Psikososyal Yetenek ve Beceri Gelişimi Programları

Nöroeğitsel Jonglörlük, Yaratıcı Drama, Akıl ve Hafıza Oyunları, Sanat ve Hareket Terapileri ile

Bütünsel Beyin Modeli Tabanlı Eğitim, Danışmanlık ve Koçluk Hizmetlerimiz:

1.    Bütünsel Yaşam Koçluğu, Özel Eğitim Koçluğu (Hafif Mental Retardasyon)

2.    Nöroeğitim, Öğrenci  ve Veli Koçluğu:  Spor, Beslenme ve Uyku Koçluğu

3.    Dikkat Eksikliği, Konsantrasyon ve Odaklanma Bozukluğu

4.    Down Sendromu –Otizm-Rett ve Asperger Sendromları

5.    DEHB Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

6.    Dil ve Konuşma Gerilikleri - Kekemelik

7.    Öğrenme Güçlüğü - Disleksi

8.    Özgüven Yitimi ve Gelişimi

9.    Davranış Problemleri

10. Sosyal Beceri Gelişimi

11. Ders Çalışma Becerisi

12. Stres ve Öfke Yönetimi

13. Sınav Hazırlığı ve Sınav Kaygısı Problemleri

14. Amaç - Hedef - Plan - Zaman Yönetimi

15. Yetenek Alanlarını Belirleme ve Yönetimi

16. Alzheimer, Parkinson, Demans, Erken, Bunama, Hafıza Problemleri

17. Güzel Sanatlar: Resim, Fotoğraf, Video

18. Müzik Eğitimleri: Gitar, Piyano, Ritim-Bateri, Akordeon.

19. Okuma-Yazma Eğitimleri (6-8 Yaş)  

20. Severek ve Anlayarak Hızlı Okuma Eğitimi (9 ve Üzeri)

21. Kötü Alışkanlıklar, Takıntılar ve Bağımlılıklar

22. Madde ve Teknoloji Bağımlılıklarından Kurtulma

23. Akademik Ders Desteği: İngilizce, Türkçe, Matematik, Fen, Kimya ve diğer tüm dersler. 

24. Hafta içi ve Hafta sonu Eğitim Öğretim, Yıl içi Kış Okulu ve Yaz Okulu Programları

25. Yaratıcı Drama ve Jonglörlük Eğitimleri.





BYJONG Sürdürülebilir Liderlik, Dikkat, Takım Motivasyon Eğitim, Seminer ve Etkinlikleri-Yapıkredi http://goo.gl/Z7CHtn

BYJONG Nöroeğitsel  Jonglörlük Oyunları Kurucusu

Yaratıcı Drama Lider Eğitmeni

Kurumsal İletişim Uzmanı

Bütünsel Yaşam ve Eğitim Koçu

Serdar GÜVEN

www.byjong.com

tel: 0535 865 07 53

e-mail ve facebook: serdarguven2003@gmail.com

 

 https://www.youtube.com/watch?v=jEvfg2v_lwc

 

https://www.youtube.com/watch?v=ySwE2qdOdRY

 

YAŞAM BİR BÜTÜNDÜR !

Bütünsel Yaşam için Jonglörlük ve Oyun İle Nöroeğitsel Gelişim

 

BYJONG

Psikomotor&Psikososyal

Zihinsel, Bedensel, Psikolojik, Sosyal

Bütünsel Yaşam, Eğitim ve Sağlık Koçluğu

İletişim, Özgüven, Farkındalık, Duygu, Düşünce ve Davranış

Dikkat, Konsantrasyon, Koordinasyon, Motivasyon Danışmanlığı

Eğitim, Koçluk, Mentorluk, Seminer, Sunum ve Etkinlik Hizmetleri

Nöroeğitsel Multitasking Yetenek ve Beceri Geliştirme Eğitim ve Etkinlikleri

 

BYJONG Sürdürülebilir Liderlik, Dikkat, Takım Motivasyon Eğitim, Seminer ve Etkinlikleri-Yapıkredi http://goo.gl/Z7CHtn
#sirketetkinlik #sirketegitimi #şirketeğitimi #takimruhu #motivasyon #takimmotivasyon #toplantı #takımmotivasyon #nöroeğitsel #nörobilim #etkinlik #motivasyonetkinlik #bayiitoplantisi #şirketoyun #oyunşirket

#Otizm #otizmcekmekoy #cekmekoyotizm #dikkateksikligi #dikkateksikligicekmekoy #Cekmekoydikkateksikligi
#ogrenmeguclugu #ogrenmeguclugucekmekoy #ogrenmeguclugu #cekmekoy #özelegitim #çekmeköyoözeleğitim #özelegitimcekmekoy #referans #referanslar #abdiibrahimotsuka #biocodex #finansbank #takım #kurumsaleğitim #adidas #abbott #konicaminolta #sankoenerji #dimes #pakmaya #bebelac #bemaddy #rotaract #byjong #jonglörlük #yaratıcıdrama @serdarguven2003

#sirketetkinlik #sirketegitimi #şirketeğitimi #takimruhu #motivasyon #takimmotivasyon #toplantı #takımmotivasyon #nöroeğitsel #nörobilim #etkinlik  
#motivasyonetkinlik #bayiitoplantisi #şirketoyun #oyunşirket
#eğitim #denge #dikkat #konsantrasyon #koordinasyon #event #invent #rekreasyon #yoga #sporapp
@serdarguven2003

 

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      7651 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın