Dikkat Eksikliği Eğitimleri, GÜVEN BÜTÜNSEL GELİŞİM AKADEMİ'de ... www.akademiguven.com goo.gl/TLuyuD Paylaşmak Güzeldir :)


Instagram


Beynin olgunlaşma sürecine olumsuz etki eden Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite ve Dürtü Bozukluğu yüzünden çocuklar, kendi yaş grubundan geri kalıyor

Akademik bilgiyi öğrenebilmemiz için dikkat ve konsantrasyonun normal düzeyde çalışması gerekir. Bilgiler, dikkat ve konsantrasyon merkezleriyle bağlantılı olarak süzülüp, beynin çeşitli bölgelerine kodlanır. Olaylarla öğrenme, nörolojik açıdan bir insanın bilgiyi biriktirebilme, işleme ve öğrenmesiyle gerçekleşir.

Dikkat süreleri farklı
5 yaş çocuğunun dikkat süresi, 10 dakika. 6-7 yaş grubununsa 15-20 dakika. Çocuklar, ancak 9 yaştan itibaren 30 dakika ya da ders zamanı olan 40-45 dakika, sıkılmadan konuya dikkatini verebilir. 5 yaş grubu, 7 yaşla aynı sınıftayken  onların dikkatlerinin dağılmasına yol açar. Ders 40 dakika olduğu için 10 dakika sonra kendileriyle ilgilenilmesini isteyecek davranışlar sergilerler. Bu da eğitimin bölünmesi veya kesintiye uğraması demek.
Aileler, çoğu zaman çocuklarıyla ilgili, “Sevdiği şeye dikkatini saatlerce veriyor ama derslerine gelince 5-10 dakikada sıkılıyor. Dersler işine gelmiyor” der. Sevdikleri herhangi bir şeye dikkatlerini verdikleri zaman, beynin orta bölgesinde limbik sistemi kullanırlar. Genel akademik performanstan beynin ön bölgesi sorumlu, bu bölge olumsuz etkilenince dikkat ve konsantrasyon çabuk bozulur.

Konsantrasyonu etkileyen sorunlar
Dikkat ve konsantrasyon merkezindeki sıkıntı, sorun veya bozukluk düzeyinde olabilir. Bu duruma yol açan durumlardan en yaygın olanları: Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite ve Dürtü Bozukluğu (DEHB), Genel Öğrenme Bozukluğu ve Geçirilmiş Kafa Travmasına  Bağlı  Dikkat  Eksikliği Bozukluğu.
Amerikan Pediyatri Birliği raporuna göre,
6-12 yaş arası çocuklarda yüzde 4-12 oranında DEHB görülüyor. Genel Öğrenme Bozukluğu’ysa yüzde  4-24 oranında. Çocuk ve ergenlerde kafa travmasına bağlı DEHB gelişme oranı, yüzde 19-48. Kafa travmasına bağlı DEHB şikayetlerinin olaydan bir yıl sonra görülme oranı, yüzde 19. 2-7 yaş arasında alınan hafif ve orta derecede kafa travmalarının (çoğunluğu düşmeye bağlı), 10 yıl boyunca çocukların beyinlerinin normal gelişiminde sorunlara ve IQ puanlarında düşüşe neden olduğu ortaya çıktı.

Kayıtlar, farkı gösteriyor
Öğrenme bozukluğu, kişilerin gördükleri bilgiyi anlama ve kavramada ya da işittikleri bilginin beynin farklı kısımlarına bağlanmasındaki yeteneklerinde azalma ya da hiç olmamasıdır. Öğrenme zorluğu olan çocukların WISC-R IQ testlerinde sözel ve performans IQ puanları arasında minimum  10-15 puan fark bulunur.  Alt testlerde de puan farklılıkları, 7-10 arasında değişir.
Bilginin nörolojik olarak beyindeki süreçleri aksayınca çocuk, kendi yaş grubundan geri kalır. Sol ve sağ beyin zeka puanları arasında belirgin fark ortaya çıkar. Okuma-öğrenme, yazma-öğrenme ve matematik öğrenme zorluğu sık görülür. Beynin olgunlaşma sürecinde DEHB’le karşılaşan çocuklar, yaş grubundan geri kalır. Beyin kendi yaş grubuna göre olgunlaşmasına devam edemez. Bu durum, elektrik akımı kayıtlamalarında dikkati bozan Theta dalgasının artması ve dikkati artıran Beta dalgasının azalması olarak göze çarpar.

Alıntı: Milliyet Gazetesi

İLAÇSIZ TEDAVİ YÖNTEMLERi...


BYJONG Bireysel & Kurumsal Bütünsel Yaşam Danışmanlık: Psikolojik, Zihinsel, Bedensel, Sosyal Yetenek ve Becer Gelişimi Terapi, Eğitim ve Danışmanlığı



Dikkat eksikliği, beyinlerimizdeki kablolama sistemlerimizin sağlıklı çalışmama durumlarından biridir. Dikkat eksikliğine "Bütünsel" yaklaşımla eğilmediğimiz de geçici, yetersiz ya da yanıltıcı sonuçlarla telafi edilemez zaman kayıplarına uğraya biliriz.

Oxford Üniversitesinin çalışmalarıyla ortaya konan sonuçlara göre "Juggling Therapy" olarak adlandırılan çeşitli Jonglörlük uygulamaları, beyindeki kablolama sistemini en hızlı ve kalıcı geliştiren terapilerin başında gelmektedir.

Hafif düzey mental problem olarak değerlendirilen dikkat eksikliği, BYJONG Eğitimleri ile Oyun, Sanat, Hareket ve Uğraş Terapileri ile Bütünsel olarak hızlı ve kalıcı olarak giderilmektedir.

Dikkat Dağınıklığı ya da Dikkat Eksikliği Nedir? 

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, Çocuklardaki 'dikkat dağınıklığı' zihinsel bir özür değil, yalnızca bir çalışmayı veya etkinliği sürdürememe problemidir. Genellikle okul çağıyla birlikte kendini daha fazla gösterir, ancak 4-5 yaşları itibariyle belirtileri saptanabilir. Dikkat eksikliği, erkek çocuklarda, kız çocuklara nazaran daha fazla görünür. 
Problemi kabaca söylersek; organize olamamak ve dikkati tek bir noktaya odaklayamamak olarak açıklanabilir.
 
Çocuklarda Dikkat Dağınıklığının Göstergeleri Nelerdir?
 
Dikkat dağınıklığının okul öncesi ve okul çağı dönemindeki belirtileri genel çizgileriyle aşağıda sıralanmıştır. Ancak bu özelliklerin bulunduğu her çocukta dikkat dağınıklığı olduğu düşünülüp telaş edilmemelidir. Saydığımız noktaların ne sıklıkta ve hangi alanlarda yaşandığına dikkat etmek önemlidir.

>> Sürekli bir oyundan diğerine geçerler.

>> Belirli bir şeyle uzun bir süre ilgilenemezler.

>>Sakardırlar, sık sık hata yaparlar.

>> Başladıkları bir işi bitiremez, yarım bırakırlar.

>> Dersi dikkatle dinleyemezler, daha çok etrafı ile ilgilenirler.

>> Ev ödevlerini almayı unuturlar ya da eksik alırlar.

>> Eşyalarını tam olarak getirmezler, her gün bir eşyalarını kaybederler.

>> Dağınıklıkları vardır, defter vb. gereçlerinin düzenleri bozuktur.

>> Gelişim düzeyi içinde geç olgunlaşırlar.

>> Öğretmenlerle ilişkilerinde sorunlar yaşarlar.

>>Karşılık veren, saygısız, ilgisiz bir öğrenci olarak gözükürler.

>>Zekâlarına uygun hayat başarısı gösteremezler.

>> Algıladıklarını örgütlemede, organize etmede mesela okuduklarını anlamlandırmada güçlük çekerler. ("p, b, d" harflerini çoğu kez karıştırırlar)

>> İyi arkadaş ilişkileri kurmada zorlanırlar.


Nöroeğitsel-Bütünsel yaklaşım nedir?

Nöroeğitim (Nöroeğitsel ) ve Bütünsel ( Holistik) Yaşam kelimelerin anlamı, beyin ve sinir bilim ile ilgili bir yaklaşımın sağlıklı, kaliteli bir yaşam ve özellikle eğitimle olan bağlantılarından ileri gelmektedir.

Nöroeğitsel-Bütünsel Yaşama göre eğitim dört bacaklı bir masaya benzetilebilir:

Bir ayağı kendine has bir yapısı olan birey yani öğrencidir. Ve öğrencinin ZBPS kaynaklarıdır.

İkinci ayağı aile ve yakın çevreden oluşur.

Üçüncü ayağı öğretmeni, okulu,  iç ve dış sosyal çevresidir.

Dördüncü ayak ise dördününde birbiri ile sağlıklı bağlantısını oluşturan Özel Bütünsel Nöroeğitim Danışmanlığıdır.

Bu dört ayak üzerindeki masanın tablası yani amaç, hedef, vizyon, misyon gibi işlevler yerine getirilmeye hazırdır.

 

Nöroeğitim-Neuroedication Nedir?

Milyarlarca nöron sinir hücresinin, kan hücrelerinin, kemik hücrelerinin, kalp hücrelerinin bilgisi ile bütünsel yaklaşımla yaşam ve eğitime yön vermek nöroeğitimin konusudur.

 

Bütünsel-Nöroeğitsel Yaşam neleri kapsar?

Bütünsel ve Nöroeğitsel Yaşam ZBPS Zihinsel, Bedense, Psikolojik ve Sosyal yaşam alanlarını kapsar:

Zihnin çalışması ve yönetimi

Bedenin yapısı ve yönetimi

Psikolojinin oluşumu ve yönetimi

Sosyal yaşamın yönetimi

 

Dört bacağın işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirmesi, masanın yani “insanın” özbenlik görevini yerine getirmesini sağlamaktadır. Ve bunların sonucunda önce manevi ardından maddi ve manevi mutluluk ve zenginliğin sağlanması mümkün olabilmektedir.

Psikomotor-Psikososyal-Nöroeğitsel Yetenek ve Beceri Gelişim Uzmanı

Kaliteli Bütünsel Yaşam ve Nöroğitim Koçu Serdar GÜVEN Tel: 0535 865 0753 www.byjong.com

BYJONG Psikomotor-Psikososyal Yetenek ve Beceri Gelişimi Merkezi

Nöroeğitsel ve Bütünsel Yaşam Tabanlı Jonglörlük, Yaratıcı Drama, Akıl ve Hafıza Oyunları, Sanat ve Hareket Terapileri, Nöroeğitim ve Koçluk Hizmetlerimiz:

Bütünsel Yaşam Koçluğu

Özel Eğitim Koçluğu

Öğrenci ve Veli Koçluğu

Spor, Beslenme ve Uyku Koçluğu

Dikkat Eksikliği

Odaklanma Bozukluğu

Öğrenme Güçlüğü-Disleksi

Hiperaktivite

Otizm

Davranış Problemleri

Özgüven Yitimi ve Gelişimi

Okuma-Yazma Eğitimleri

Severek ve Anlayarak Hızlı Okuma-Yazma Eğitimleri

Konuşma Gerilikleri ve Kekemelik

Sosyal Beceri Gelişimi

Stres ve Öfke Yönetimi

Sınav Kaygısı Problemleri

Ders Çalışma Becerisi

Amaç-Hedef-Plan- Zaman Yönetimi

Kötü Alışkanlıklar, Takıntılar ve Bağımlılıklar: Madde ve Teknoloji Bağımlılıklarından Kurtulma

Yetenek Alanlarını Belirleme ve Yönetimi

Güzel Sanatlar ve Müzik Eğitimleri: Resim, Gitar, Piyano, Ritim-Bateri, Akordeon.

Akademik Ders Desteği: İngilizce, Türkçe, Matematik, Fen, Kimya ve diğer tüm dersler.     Psikomotor-Psikososyal-Nöroeğitsel Yetenek ve Beceri Gelişim Uzmanı

Kaliteli Bütünsel Yaşam ve Nöroğitim Koçu Serdar GÜVEN Tel: 0535 865 0753 www.byjong.com

Dikkat ve Odaklanma Eğitimi

Dünyanın birçok ülkesinde yaygın olarak uygulanan, 1960'lı yıllarda bilim dünyasının beyin dalgalarının eğitilebilir olduğunu keşfetmesiyle ortaya çıkmış olan bu eğitim, temel olarak kişiye beyninin çalışma biçimi hakkında anlık geribildirim verilerek, beyin dalgalarının istenen düzeye ulaştırılması ilkesine dayanır.

İnsanlar böyle bir çalışma olduğunun farkında olmadığı için beyin dalgalarını kontrol edemezler. Dikkat ve odaklanma eğitimi, öncelikle kişiye beyninin kontrol edilebileceğini gösterir. Bu eğitimin çalışma prensibi de kişinin beyin dalgalarının ölçülüp özel bir program desteği ile bilgisayara aktarılması olduğu için kişi, beyin dalgalarının kontrolü hakkında farkındalık kazanır.

Dikkat ve Odaklanma Eğitimi, görsel ve işitsel uyarılar sayesinde de beyin fonksiyonlarının direkt eğitilmesini sağlar. Beyin bu eğitim aracılığı ile fonksiyonlarını daha düzenli ve verimli hale getirir.

Kısaca Dikkat ve Odaklanma Eğitimi, bireye beynini yönetmesini öğreten bir eğitim sürecidir.

Dikkat ve Odaklanma Eğitimi Uygulaması:

BYJONG Nöroeğitsel uygulamalar sırasında elde ettiği anlık geri bildirimler sayesinde beynini nasıl yöneteceğini öğrenir.

Bu aşamada özellikle öğrenciler için hazırladığımız ders, test veya okuduğunu anlama etkinlikleri ile öğrencinin hangi durumlarda dikkat konumuna geçeceği öğretilir. Oldukça eğlenceli ve etkili olan bu eğitim kişide kalıcıdır. İlerleyen süreçte tekrarlanmasıyla daha gelişkin bir beyin yapısı oluşturulabilir. Kişinin bisiklet sürmeyi öğrenmesi gibi ihtiyaç duyduğu her anda yanında olan bir eğitimdir.

YAN ETKİLERİ:

Saptanmış hiçbir yan etkisi yoktur. Eğitim sürecinde bireye herhangi bir ışın, ışık, elektromanyetik dalga ya da kimyasal verilmediğinden dolayı zararı yoktur.Bu uygulama sadece özel bir eğitimdir. 


Yaratıcı drama:
Yaratıcı Dramanın Faydaları ; 
* Vücut dili , Beden kullanımı . 
* Beden hakimiyetini kazanmaya çalışma . 
* Dil problemleri & Diksiyon. 
* Kendini ifade etme becerisi. 
* Kendine ve çevreye güven. 
* Basit makyoz ve kostüm hazırlama . 

Amaç ; 
Çocuğa hayatı oyunla öğretme oyun & eylem metoduyla geleceğe güvenle bakan kendiyle barışık ilişkilerinde , sağlam temeller kuran bireyler yetiştirmektir. Ders süremiz haftada bir gün 60 dk  grup dersi olarak yapılmaktadır.

**Diksiyon:
Diksiyonu sağlam ve düzgün olan bir kimse, diğer insanlarla konuşurken kendisini daha rahat ve güvende hisseder. Herhangi bir toplulukta varlığını hissettiren, sözü dinlenen birey olmak ise insanda öz güven duyguları uyandırır. Bu durum, insanı mutlu ve huzurlu eder.
Başarının sırlarından biri de diğer insanlarla rahat ve etkileyici iletişim kurabilmekte yatmaktadır.
 Ders süremiz haftada bir gün 1saat  olarak yapılmaktadır.

Hedefimiz; eğlenceli ve sıra dışı egzersizlerle beynimizdeki sinaptik bağlantıları arttırmak; beynimizi daha esnek bir yapıya kavuşturmak…

  BYJONG Nöroeğitsel Beyin Eğitim Programları, içerisinde görsel sistem, işitsel sistem ve duyu sistemi egzersizlerini barındıran; hafıza, algılama, hızlı düşünme, bilişsel fonksiyonlara yönelik çalışma alanları olan ve bunları fiziksel aktiviteyle sağlayan bir beyin eğitim sistemidir. 

Beyin eğitimimizin temeli neuroplasticity (nöroplastisite) kavramına dayanmaktadır. Nöroplastisite; sinir sisteminin çevresel değişikliklere ve hasarlanmaya karşı nörofiziksel ve nörokimyasal uyum geliştirme yetisidir. Beyin hücreleri arasındaki sinapsların (özel iletimsel bağlantılar) arttırılması ile bu uyum artışı ve gelişme sağlanır. Eğitime alınan kişi eğer bir öğrenciyse gelişimsel plastisite; bir hasta ise onarım plastisitesi daha ön planda olacaktır.

  Çekmeköy Güven Gütünsel Yalşam Akademi Merkezi’ nde çocuk ve yetişkinlere yönelik beyin eğitim programları Serdar GÜVEN ve uzman ekibi tarafından uygulanmaktadır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivitesi olan, algılama ve unutkanlık sorunu bulunan, daha hızlı düşünme, algılama, problem çözme yetisine sahip olmayı isteyen; sınav heyecanı ve stresi yaşayan, odaklanma ve sabır sorunu olan çocuklarda veya yetişkinlerde; nörolojik problemi olan hastalarda; kendini bilişsel olarak daha da fazla geliştirmek isteyen kişilerde uygulanmaktadır.

   BYJONG Nöroeğitsel Beyin Eğitim Programları’ nın uygulanması esnasında kullanılan bazı materyaller; toplar( Jonglör, stres, beyin topu vb.), tüller, raketler, ipler vb.’ dir. Uygulanan eğitime göre materyallerin kullanım şekli ve amacı değişebilir. Örneğin; küçük yaş gruplarına uygulanan eğitimlerde, o yaş grubuna ait fiziksel özellikler de göz önünde bulundurularak uygulamalar gerçekleştirilir.

    Eğitimin sistemi ve ilerleyişi bakımından bazı temel adımlar bulunmaktadır. Fakat eğitime katılan kursiyerlerin, algılama, elle kavrama, dikkat-konsantrasyon ve yaş düzeyleri de eğitimin içeriğini ve kullanılacak malzemeleri etkiler. Eğitime alınan kişinin geliştirilmek istenen veya ihtiyaç duyduğu yönlerine yönelik de çalışma yapılabilir

   
    GENEL ETKİLER
  • Algılama, öğrenme ve hafıza kapasitesinde artma
  • Dikkat ve konsantrasyonda gelişim
  • Görüş alanı ve görsel yetilerde artış
  • Hata yapma oranında azalma
  • Stres ve heyecan kontrolü sağlama yetisinde artış
  • Girişkenlik, kendini ifade etme ve öz güven artışı
  • Birbirinden bağımsız iş yapabilme kabiliyetinde gelişme
  • Denge ve koordinasyonda artma
  • Sabır ve aktivitelerde süreklilik sağlamada artış
  • Fiziksel ve mental rahatlama
  • Sosyallik ve mutluluk
ÖĞRENCİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
  • Sınav heyecanı ve stresinde azalma
  • Problemlere farklı çözüm yolları geliştirme yeteneğinde artış
  • Okuma, anlama ve soru çözme hızında artış
  • Görsel dikkat ve farkındalıkta artma
  • Öğrenme yeteneğinde gelişim
  • Sorular arasında hızlı geçiş yapabilme ve bir sonrakine daha hızlı adaptasyon
  • Aynı anda birden fazla olaya odaklanma kabiliyetinde artma
  • Yeni Fikirler öne sürebilme ve özgüven artışı
  • Derste, dikkat ve konsantrasyonda gelişim
  • Derse katılım düzeyi ve ders başarısında artış
  • Hafızadaki var olan bilgiye daha hızlı ulaşabilme
  • Hata yapma oranında azalma
HASTALAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
  • Beynin yenilenmesi
  • Yeni sinaptik bağlar oluşturarak beyinde hasarlı bölgenin iyileşmesi
  • Görsel algı düzeyinde artış
  • Dikkat ve farkındalıkta artma
  • Algılama ve reaksiyon hızında gelişme
  • Konuşma problemlerini ortadan kaldırmaya yardımcı
  • Hareketlerde akıcılık ve koordinasyon artışı
  • Mutluluk ve motivasyon artışı 
  • Yürüme dengesinde artma ve ritminde düzelme
  • Günlük yaşam aktivitelerinde gelişme
  • Unutkanlıkta azalma
SPORCULAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
  • Stres anında doğru karar verme
  • Denge ve koordinasyon kabiliyetinde artış
  • Dikkat ve odaklanmada artma
  • Oyunu okuma yeteneği ve oyun zekasında artma
  • Reaksiyon zamanında kısalma ve hızlı karar verme
  • Çeviklik ve esneklikte artma
  • Görüş alanı, görsel algı ve farkındalıkta artma
  • Sakatlanma oranında azalma
  • Takım olma ruhunu geliştirme

 

Ritim Koordinasyon ve Eğitsel Oyunlar

Sportif antrenmanların amaçlarından biri de her türlü teknik hareketin basit, kolay, rahat ve amaca uygun bir şekilde yapılmasına yardım etmektir. Bu özelliklerin gerçekleşebilmesi için amaca yönelik bir harekette iskelet kasları ile merkezi sinir sisteminin uyum içinde çalışması beklenir. Amaçlı hareketler için merkezi sinir sistemi ile iskelet kaslarının hedeflenmiş bir aksiyona dönük ortak çalışması ve hareket akışının yönlendirilmesi ancak öğrenilmiş bir hareket ardışıklığı ile ortaya çıkabilmektedir. Bu manada, konu ile ilgili kaynaklara bakıldığında becerinin bir tek tanımı olmadığını fakat tanımlarının ortak noktalarının olduğunu görmekteyiz.

  • Knapp (1963) beceriyi 'belirlenen amacı en az zaman ve/veya enerji ile meydana getirme yeteneği' olarak tanımlar. Magill (2001) ise beceriyi a) ulaşılması hedeflenen özel hareket veya görev b) performansın kalite göstergesi olarak tanımlar.

Dolayısı ile beceri tanımındaki genel kabul gören unsurlar sırası ile bir hareket becerinin,

  • - amaca yönelik (belirli bir hedefinin olması),
  • - tutarlı (tekrarlanabilir ve raslantı sonucu olmaması),
  • - etkili (amaca ulaşılır),
  • - verimli (en az enerji ve sürede yapılır),
  • - öğrenilmiş davranış (deneyim sonucu ortaya çıkar) olması gerekir.

Beceri kazanımı öğrenmeyi ima eder ve en basit hali ile 'performanstaki değişiklik ile gözlemlenen davranış değişikliğidir' (Davis, Kimmet, ve Auty, 1986). Bu nedenle öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamanın tek yolu ise süreç içerisinde davranıştaki değişimi ölçmek veya gözlemlemektir. Burada sorulması gereken ise, değişimin kalıcı olup olmadığı ve alıştırma veya geçmiş deneyimlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığıdır. Çünkü kalıcı olmayan değişime öğrenme denilmesi mümkün olmadığı gibi, sadece fiziksel olarak büyümeden kaynaklanan performanstaki artışa da öğrenme dememekteyiz.

HAHN’a göre koordinasyon; merkezi sinir sistemi ile iskelet kaslarının amaçlı bir hareket için ortak olarak çalışması ve hareket akışının yönlendirilme organizasyonu olarak tanımlamıştır. HOLLMAN ve HETTINGER’e göre koordinasyon; amaçlanan hareket için merkezi sinir sistemi ile iskelet-kas sisteminin karşılıklı uyum içinde etkileşimi olarak tanımlandırılmıştır. GALLAHUE, organizmanın etkili hareket dizileri oluşturmakla farklı motor sistemler ile değişken duyumları uyumlu bir şekilde birleştirme becerisi olarak belirtmiştir. MEINEL ise koordinasyonu; bütün vücudun, her tür hareketinin koordinasyonudur şeklinde tanımlamaktadır. Genel olarak koordinasyonu; kısa bir zaman içerisinde zor hareketlerin öğrenilmesi ve değişik durumlarda çabuk ve amaca uygun bir şekilde tepki gösterilmesi ve her hareketin birbirini doğru olarak izleyerek istenilen kuvvette meydana gelmesi olarak tanımlayabiliriz. Spor pedagojisinde koordinasyon kavramı için sık sık “beceri’’ ve bazen de “çeviklik’’ terimleri de kullanılmaktadır. Beceri; hareket aygıtı bölümlerinin hassas motor davranışlarındaki koordinasyon kalitesini ifade ederken, çeviklik ise bütün motorik davranışların kondisyonel ve koordinatif kalitesi ifade etmektedir.

Modern spor bilimlerinde koordinasyon kavramı, her türlü beceri, çeviklik gibi özelliği içerisinde bulunduran bir terim olarak karşımıza çıkmaktadır ve tekniği belirleyen en önemli faktör olmaktadır. Tüm spor becerilerin öğrenilmesi, geliştirilmesi ve belirli bir verim düzeyine ulaşabilmesi, ilgili tekniğin ince bir formda amaca uygun bir şekilde akılcı, güvenli, çabuk ve hoşa gidecek tarzda yapılması koordinasyon kavramı ile belirginlik kazanır. Bu nedenle çok zor bir hareketin kolaylıkla yapılabilmesi becerinin olumlu özelliğidir. Koordinasyonun mükemmelliğini sağlayan faktör, bu hareketin akışı ile ilgili fiziki yasalar, hareketi gerçekleştiren agonist ve antogonist kasların antrenmanlık derecesi ve kulakta bulunan denge oranının uyum düzeyidir.

Koordinasyon kalitesi ne kadar iyi ise hareket amacına o kadar zorlanmadan, isabetli ve kısa yoldan erişilmektedir. Aynı zamanda o kadar az oksijen tüketilmekte ve dolayısıyla o kadar az enerji harcanmaktadır. Spordaki birçok hareket arka arkaya ve birbiri ile uyumlu birçok küçük parçanın bir araya getirilmesi ile ortaya çıkmaktadır. Koşma, atlama ve atma gibi davranışlar daima tüm ekstremitelerin birbirleri ile uyumlu bir şekilde çalışması ile meydana gelmektedir. Bir spor oyunu esnasında önce bir pozisyonda durulurken birden topa doğru koşma, topu kontrol etme ve ardından takım arkadaşına isabetli bir pas verme, ardından da açığa kaçma gibi davranışlar sıklıkla görülür. Bu tür davranışların başarılı bir şekilde yapılabilmesi sporcuların koordinatif özellikleri ile doğrudan ilgilidir.

Koordinatif yetiler, sporcuların karşılaştıkları durumlara hızlı ve amaca uygun uyum sağlamasına olanak vermektedir. Koordinatif yeteneklerin geliştirilmesini yalnız tekniklerin öğretim sürecinde düşünmemek gerekmektedir. Bu özelliklerin kazanılmasında kalıtımsal özelliklerin oluşturduğu bir temelden yararlanılmasına rağmen, Koordinatif yetenekler doğuştan kazanılan yetenekler değildir ve önceden yapılmış antrenmanlar yoluyla kazanılmaktadır. Ancak bunların doğru ve kaliteli bir şekilde yapılabilmesi için farklı faktörlerin rol oynadığını unutmamak gerekir. Koordinatif yeteneklerin gelişmişliği ve niteliği, hareket becerilerine ve sportif tekniklere ait öğrenme süreçlerinin hızını ve niteliğini etkilemektedir. Bu yetenekler değişmekte olan durumlara uyum sağlamanın hız düzeyini belirlemektedir. Bu yetenekler hemen hemen bütün spor branşlarının koşulları olup sporcuların; tekniklerin çabuk öğrenilmesi ve düzeltilmesi, komplike hareket koordinasyonlarının başarılması, amaca uygun ve ekonomik kuvvet kullanımı ve özel durumlara uyma ve pozisyon değiştirme kolaylığı sağlamaktadır.

Koordinasyonu belirleyen çeşitli yeti ve özelliklerin öğrenilmesi ve alışkanlık haline gelebilmesi belli yaş dönemleri içerisinde olmaktadır. Reaksiyon özelliği 7. ve 8. yaşlardan itibaren gelişir ve bu süre 10-15 yaşa kadar devam eder. Oryantasyon özelliği için bazı kaynaklar 12-15 yaşlar arasını vermekle beraber 6. yaştan itibaren bu özelliğin şekillenmeye başladığı bilinmektedir. Ritim beceri 6. yaşta başlar ve 9 yaşlarında iyileşir ve 11-15 yaşları arasında en üst düzey gelişimini tamamlar. Denge çok küçük yaşlardan itibaren gelişmeye başlamakla birlikte sportif çalışmalara katılan çocuklarda 3 yaşlarda en aktif durumdadır. Genel gelişim dönemi olarak 9-12 yaşları verilmektedir.

KOORDİNATİF YETENEKLERİN BİLEŞENLERİ

Çeşitli yazarlar koordinatif yetenekleri kurumsal olarak ve model şemaları içinde sınıflandırmaya ve daha net bir biçimde belirlemeye başlamışlardır.

Durum Değiştirme Yetisi: Birdenbire ortaya çıkan durumlara karşı amaca uygun uyum sağlama becerisidir. Bu yetenek sayesinde hareketlerdeki hassas farklılaşmalar ve derecelendirmeler ortaya konulabilmektedir. Farklılaşma yeteneği olarak da kullanılmaktadır. Örnek olarak, basketbolda oyuncunun hücum anında önünde savunma yapan oyuncuyla karşılaştığında rivörs yaparak yön değiştirmesi veya futbolda topa sahip olan oyuncunun top sürmesi esnasında kendisine doğru gelen savunma oyuncusuna karşı aldatma yaparak (çalım) geçmesi gösterilebilir.

Oryantasyon Yetisi: Vücudun tümünün veya bir bölümünün kendini çevreleyen dış dünyaya karşı pozisyon değiştirmesidir. Örnek olarak, bir basketbol oyuncusunun topla birlikte öne doğru hareketinde rakibin müdahalesinde topu saklayabilecek davranışı gerçekleştirmesidir.

Denge Yeteneği: Hareket eden vücudun değişen durum ve koşullar karşısında dengesini sağlayabilmesidir. Bu yetenek özellikle vücudun ağırlık merkezinin değişmesi nedeniyle dengenin bozulması gibi dar dayanma alanlarının olduğu ve dengenin kolaylıkla bozulabileceği koşullarda ortaya çıkan motorik sorunları çözmeye yaramaktadır.

Statik Denge: İnsan vücudunun dengesini belli bir yerde ya da pozisyonda sağlama yeteneğidir.

Dinamik Denge: Hareket ederken dengeyi sağlama yeteneğidir.

Objeyle Dengeleme: Bir araçla hareket yaparken ya da ek bir araç kullanırken dengeyi sağlama yeteneğidir.

Tepki (Reaksiyon) Yetisi: Bir veya birden fazla uyaranlara karşı en kısa zamanda hareket etme özelliğidir. Başka bir ifade ile amaca uygun hareketi gerçekleştirmek için var olan ya da gelen uyaranları algılayabilme ve gerekli hareketi yapabilmedir. Bu yetenekte söz konusu olan en önemli nokta, uyarının yapılması ile motorik tepkinin gösterilmesi arasında geçen sürenin olabildiğince kısa olmasıdır. Örnek olarak vermek gerekirse, atletizm ve yüzme gibi sporlarda start anında verilen uyarana karşı yapılan harekettir.

Ritim Yetisi: Hareketin zaman ve mekan boyutu içerisinde akıcı ve dinamik bir şekilde metrik olmayan bölünmesidir. Hareketin akışı esnasında harekete uygun ritmi geliştirme yeteneğidir. Burada asıl olan, dışardan verilen bir ritim ile hareketi görsel algılamaya uygun olarak doğru yapabilme yeteneğidir.

Hareketi Bağlama Yetisi: Parça parça hareketin ya da hareketlerin jimnastikte seri oluşturulması gibi birbirine bağlanabilmesi yeteneğidir.

Hareketin Pozisyon Yetisi: Bir hareketin tam anlamıyla ve ekonomik ifadesidir.

Hareketin İletimi Yetisi: Hareketin başlama ve bitirme süresi içinde organ ve ekstremitelerin yer değiştirmesi özelliğidir.

Hareketin Elastizite Yetisi: Hareketin amaca uygun şekilde kassal gerilim ve frenlemesindeki dengeleme, hareketin başlangıcındaki ve bitirilişindeki elastikiyettir.

Yukarıda açıkladığımız fonksiyonların gerçekleşmesinde değişik analizatörler görev almaktadır. Bu analizatörler sensorik öğrenmenin temel taşlarını oluşturur. Analizatör terimi; sinyallerin bir enformasyon olarak algılanması, kodlanması, taşınması ve sentezlenerek işlem kararı haline gelmesinde görev alan algılayıcılardan (reseptörler) oluşan yapı anlamında kullanılmıştır.

Kinestetik Ayıraçlar (Analizatörler): Reseptörleri kas kirişlerinde ve eklemlerde bulunurlar. Bunlar ekstremitelerin konumu ve etki eden kuvvetler hakkında bilgi vermektedir.

Taktil Ayıraçlar: Algılayıcıları deriye yerleşmiştir ve bunlar o anki şekil ve yüzey hakkında bilgi vermektedir.

 

Statiko Dinamik Ayıraçlar: Algılayıcıları iç kulaktaki vestibüler bölüme yerleşmiştir. Başın hızlanması ve yönü hakkında bilgiler vermektedir.

Optik (Görsel) Ayıraçlar: Mesafeyi algılayan telereseptörler olarak tanımlanırlar ve bunlar özel, farklı ve yabancı hareketleri ve cisimleri haber verirler.

Akustik (İşitsel) Ayıraçlar: Genelde koordinasyon için dolaylı bir rol oynarlar.

KONDİSYONU OLUŞTURAN FAKTÖRLER

Yapılan araştırmalarda beceriyi oluşturan faktörlerin yapısı, sayısı ve birbirine bağlılığı hakkında kesin bulgular henüz yoktur. Beceriyi oluşturan faktörler aşağıda belirtilmiştir.

  • Motorik uyum ve yer değiştirme yeteneği
  • Sevk ve idare yeteneği (kombinasyon)
  • Mekan, saha ve yer kavrama yeteneği
  • Denge yeteneği
  • Çok yönlülük
  • Beceriklilik hareket hissi
  • Hareket akıcılığı
  • Hareket yumuşaklığı
  • Esneklik yeteneği
  • Ritim
  • Varyasyon (çeşitlilik) yeteneği

KOORDİNASYONUN SINIFLANDIRILMASI

Koordinasyon kavramının değişik yaklaşımlarla yapılmış sınıflamaları bulunmaktadır. Bu sınıflamaların bazıları aşağıda verilmiştir.

1.Sınıflama: Bu sınıflamaya göre genel ve özel koordinasyon olmak üzere koordinasyon ikiye ayrılmıştır.

Genel Koordinasyon: Bir kişinin özel spor dalını göz önüne almadan motor becerileri mantıklı ve uygun bir biçimde sergileme niteliğini kapsamaktadır. Bazı durumlarda genel koordinasyon, özel koordinasyonun temelini oluşturur. Genel koordinasyonun geliştirilmesinde mümkün olduğunca erken yaşlarda başlanılmalıdır.

Özel Koordinasyon: Yapılan spor dalına yönelik, o spor dalının özelliklerini içeren teknik-taktik ve benzeri hareketlerin hızlı, akıcı ve uyumlu şekilde yapılmasıdır. Özel koordinasyon çalışmaları yapılan spor türünün hazırlığı niteliğindedir ve teknik çalışmaların ana öğesini oluşturmaktadır. Sürat, kuvvet ve dayanıklılığın kullanımında özel koordinasyon önemli bir etkendir. Bu nedenle bu kondisyonel özelliklerdeki düşüş de özel koordinasyonun bozulmasına sebep olmaktadır.

2. Sınıflama: Bu sınıflamaya göre kapalı beceri koordinasyonu ve açık beceri koordinasyonu olmak üzere iki ayrılmaktadır.

Kapalı Beceri Koordinasyonu: Sabit bir motor programa dayalı teknik karakterli becerilerdir. Örneğin futbolda penaltı atışı. Çoğu kez sporcu konsantre olunca harekete başlamakta, hatta kendi kendine bazı talimatlar vermektedir. Ayrıca sporcu zihninde olayı tekrar etmektedir. Sporda daha çok teknik karakterde davranışlar olarak bilinmektedir. Bu tür bir beceriyi geliştirmek için sporcu tüm konsantrasyonu ile hareketi sabitlemeye çalışır. Örneğin futbolda firikik atışında 915cm uzaklıktaki barajın üstünden kalecinin uzanamayacağı noktaya topu atmak için binlerce tekrar yapar.

Açık Becerilerin Koordinasyonu: Uyum gerektiren motor programa dayalı becerilerdir. Örneğin futbolda çalım atmak, dripling yapmak. Bu beceri türünde hareket yapılışına yönelik belirlenmiş ip uçları yoktur. Rakibin hareketine göre birçok programdan biri seçilir. Rakip hareketine başlayınca, hatta bazı becerilerde hareketin bitiminden sonra (teniste olduğu gibi) oyuncu yapacağı harekete karar vermekte ve uygun program seçmektedir. Bu tür bir beceriyi geliştirmek için sporcu tüm konsantrasyonu ile hareketi çeşitlendirme üzerine (yani daha farklı ortamlarda kolaydan zora doğru yaparak hareketi geliştirmeye) çalışır.   Sporda daha çok taktik karakterde davranışlarda etkilidir.

3. Sınıflama: Bu sınıflamaya göre koordinasyon, kaba ve ince koordinasyon olarak ikiye ayrılmaktadır.

Kaba Koordinasyon: Motor davranışların büyük kas gruplarınca gerçekleştirilmesi halinde ortaya çıkan koordinasyon türü olarak açıklanmaktadır. Örneğin, su birikintisinden atlama.

Açık Koordinasyon: Daha küçük kasların çalışmasıyla ortaya çıkan koordinasyona denmektedir. Örneğin piano çalma.

KONDİSYONU ETKİLEYEN FAKTÖRLER

  • Vücut ağırlığı
  • Boy
  • Cinsiyet
  • Zaman ayarlama
  • Hareket dakikliği
  • Denge
  • Reaksiyon zamanı
  • Hareket sürati ve isabetliliği
  • Hareketin yönü ve uzaklığı
  • Görerek nişanlama
  • Kas tansiyonu
  • Kinestezi
  • Yaş
  • Yorgunluk
  • Duyu organlarının hassaslığı ve doğruluğu
  • Kondisyonel motorik özelliklerin düzeyi
  • Kötü teknikle hareket öğrenimi
  • Antrenman ve hareketsel deneyim
  • Düşünme ya da sporsal zeka
  • Sakatlıklar

KONDİSYON ÇALIŞMALARINDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

  • Yüklenmenin şiddeti kademeli olarak arttırılmalıdır, 
  • Yeni hareketler öğretilmelidir, 
  • Yeni hareketler öğretilirken çok sayıda değil, yeterli sayıda öğretilmelidir,
  • Öğrenilecek yeni hareketlerin seçiminde sporcunun yeteneği ve bireysel farklılıklar göz önünde bulundurulmalıdır,
  • Antrenmanlar kombine şekilde uygulanmalıdır,
  • Alıştırmaların temposu değişken olmalıdır,
  • Çalışma alanlarındaki dış koşullar değiştirilmelidir. Değişik alanlarda, değişik alet ve yardımcı ile hareketler uygulanabilir,
  • Koordinasyonlar kombinasyonları birleştirilmelidir,
  • Çalışmalar zamana karşı yapılmalıdır. Reaksiyon geliştirici çalışmalar kombine olarak uygulanmalıdır,
  • Direktif ve komut değiştirme çalışmaları uygulanabilir,
  • Antrenman sonrası çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışmaları karmaşık hareketler oluşturmalıdır,
  • Koordinasyon çalışmalarında tam dinlenme ilkesi uygulanır,
  • Hareketlerin uygulanması sırasında şekil değişikliği yapılmalıdır,
  • Yorgunluk meydana geldiğinde dinlenme verilmelidir ve yorgunken hareketler yapılmamalıdır,
  • Günlük antrenman programında kondisyon çalışmaları her zaman yer almalıdır.

OKUL EĞİTİMİNDEKİ ETKİLERİ

• Bir görevden diğerine hızlı değişim sağlayabilme
• Problemlere daha kolay çözüm bulma
• Sınavlarda soruları daha hızlı okuma, kolay anlama ve çözme
• Öğrenme yeteneğinde gelişim
• Okuma ve yazma yeteneğinde artış
• Farklı bilgileri bir arada algılama ve uyarlamada artış
• Konsantrasyon gelişimi
• Depo bilgiye daha hızlı ulaşabilme

SPORDAKİ ETKİLERİ
• Daha az enerji ve eforla daha yüksek performans
• Denge gelişimi
• Mekânsal farkındalık ve uyumda artış
• Becerileri daha az düzeltme ihtiyacı
• Kesintisiz, uyumlu hareket koordinasyonu
• El-beceri ve ayak-beceri koordinasyonunda artış
• Hareket ve performansta hızlanma
• Hata yapma oranında gözle görülür azalma



Çocukların Başarısında Yoga Ve Meditasyonun Önemi

Doğar doğmaz beynimiz bir yandan kendini yapılandırırken, bir yandan da etrafını algılamaya çalışır. Beynimizin potansiyelinin çok azını kullanabildiğimizi hepimiz biliyoruz. Normal şartlarda her doğan beyin dâhi olma potansiyeline sahiptir. Hepimiz müzik aleti çalmak, birden fazla yabancı dil öğrenmek, dans etmek, resim çizmek potansiyeliyle ve çok güçlü bir öğrenme isteğiyle doğarız.

Okullarda rekabet ve sınav stresi, öğrenme içgüdüsünü de zayıflatıyor. Küçükken çevrelerine merakla bakıp, “Bu ne?” diye soran çocuklar, ergenlik dönemine gelince sadece “Bu soru sınavda çıkar mı?” diye sormaya başlıyorlar. Konsantrasyon bozuklukları, depresyon, hafıza zayıflığı, sindirim ve uyku bozuklukları, öfke/ağlama krizleri, genç yaşlarda stresin artmasıyla çoğalıyor.

Gençler ebeveynleriyle, öğretmenleriyle, arkadaşlarıyla iletişim problemleri ve gerginlikler yaşamaya başlıyorlar. Sınav kaygıları, başarma hırsı, rekabet, onların masum bedenlerinde ve zihinlerinde olumsuzluklar meydana getiriyor. Özellikle de bu sebeplerle, yoga ve meditasyon erken yaşlarda başlanması gereken pratikler.

-Çocuk yogasının yararları:

Yoga iç salgı bezlerini uyarır, hormon bezlerini dengeli çalıştırır. Yoga çocuklarımızda stresle ilgili birçok rahatsızlığı tedavi ederken aynı zamanda astım, uykusuzluk, sindirim problemleri, hiperaktivite, öğrenim güçlükleri gibi sorunları da engeller.

Yoga ve meditasyonun önemini bebekler doğmadan önce bile hissederler. Hamileyken yapılan yoga ve meditasyon çocuk ile anne arasında sevgi bağının güçlenmesine katkı sağlar. Çocuklar daha sonra yaşına uygun yoga ve meditasyon yapması için cesaretlendirilebilir ama asla zorlanmamalıdır. İşini severek yapan, çocuk yogası eğitimi almış yoga eğitmenleri keyifli oyunlarla çocuklara yogayı sevdirebilirler.

Erken yaşta başlanan meditasyon çalışmaları, çocukların öğrenme becerilerini, algılama güçlerini arttırır, yaratıcılıklarını ve konsantrasyonunu geliştirir. Zihinlerini daha etkin kullanabilirler. Okullarda meditasyon uygulaması İngiltere’den Bolivya’ya, Peru’dan Hollanda’ya otuzdan fazla ülkede yayılmaya başladı.

Amerika Iowa’daki Fairfield köyündeki Maharişi Aydınlanma Çağı Okulu öğrencilerinin basketboldan, fen bilgisine, şiirden matematiğe kadar geniş bir alanda eyaletler arası birçok ödülü var. Ülke çapında yapılan sınavlarda en başarılı yüzde birlik dilimin içindeler ve yüzde doksan dokuzu üniversiteye girmeye hak kazanmış. Uluslararası yaratıcı problem çözme yarışmasında da dört dünya birincilikleri var.

Bu okula çocuklar bir sınava tabi tutularak seçilmiyor; hiçbir gün ev ödevi de yapmamışlar. Başarılarının sırrını okul müdürü kuantum fizikçi Ashley Deans sabah ve akşam olmak üzere günde onar dakika yapılan meditasyonlara (Transandantal Meditasyon) bağlı olduğunu söylüyor.

Bizim eğitim sistemimiz, beyni bölüm bölüm çalıştırdığı için, öğrenciler yorgun, stresli ve artık merak etmeyen bireyler haline geliyorlar. Doğumdan itibaren beş duyu ile öğrendiğimiz halde, okulda beş duyuyu kullanmayı geliştiren bir eğitim almıyoruz. Sentezleme ve analiz yeteneğinin nasıl geliştirebileceği de yeterince öğretilmiyor. Bunlar geliştiği takdirde her çocuğun hem matematikte, hem edebiyatta, hem de sporda başarılı olma potansiyeli artacaktır. Bu da zihni dinginleştirmeyi öğrenmekle başlayacaktır.

Hiç meditasyon yapmayanlarla beş yıl meditasyon yapmışların beyin dalgaları karşılaştırıldığında, hiç meditasyon yapmayanların beyin dalgaları uyumsuz hareketlenmeler gösterirken, meditasyon yapanların beyin dalgaları aynı yükseklikte kalmış. Meditasyon yaparak beynimizin bütününü uyum içinde çalıştırabiliriz. Bu da başta okullar olmak üzere daha birçok alanda başarı getirir.

-Çocuklara meditasyon yaptırmak:

Küçük çocuklara üç aşamalı meditasyon yaptırılabilir;
İlk aşamada beş dakika Gibberish meditasyonu ile başlanır (Gibberish sözcüğü Cabbar adında bir Sufi mistikten geliyor. Cabbar asla bir dil konuşmamış, sadece anlamsız sözler sarf etmiş). Bu aşamada çocuklar gözlerini kapayarak akıllarına gelen anlamsız kelimeleri rastgele bağırarak söylerler. Mantığı, sağduyuyu, sözcüklerin anlamlarını önemsemeden zihinlerini özgürce boşaltırlar.

İkinci beş dakikalık sürede çocukların özgürce kahkaha atmalarına izin verilir. Zihinlerinin saf kalması böylece sağlanır. Üçüncü beş dakikalık aşamada ise çocuklar hareketsizce uzanırlar, sadece nefeslerini dinlerler. Öğrenme güçlüğü çeken çocuklar okula gitmeden önce bu çalışmayı düzenli yaptıklarında başarılarının arttığı gözlemlenmiştir.

Daha büyük yaştaki çocuklar sınav stresini azaltmak ve konsantrasyonu arttırmak için beşer dakikalık çeşitli meditasyon tekniklerini kendileri de uygulayabilirler.

Örneğin; bir dosya kâğıdına ceviz büyüklüğünde içi boyalı bir daire çizilir ve göz hizasında iki metre uzağa asılır. Meditasyon, gözler kırpılmadan, nefese odaklanarak beş dakika bu kâğıda bakmaktan ibarettir.

Bir başka çalışma örneğinde; dik olarak oturulduktan sonra masanın üzerindeki herhangi bir objeye (yanan mum da olabilir) gözü mümkün olduğu kadar kırpmamaya dikkat ederek beş dakika odaklanarak bakılır. Bu çalışmaların nefes egzersizlerinden sonra, sabah ve akşam beşer dakika düzenli yapılması gerekir. Yoğun, yorucu ve karmaşık düşüncelerden arındırılmış bir zihin yaratıcı potansiyeline tekrar kavuşur.

Meditasyon çalışmalarını danışanlarıma yaptırırken fark ettim ki genelde yaşları ne kadar küçükse, görülen imgelerin renkliliği ve çeşitliliği o kadar artıyor. Bir imgeleme çalışmasını aynı ailede babayla on altı ve sekiz yaşındaki oğullarına ayrı ayrı yaptırdım. Kırk beş yaşındaki baba çalışmanın başında zorlanırken, bitirdikten sonra çok şaşırdı. Oğulları ise çok daha rahat imgeleme yapabildiler. Özellikle sekiz yaşındaki çocuk çok hızlı frekansa girip çalışma bittikten sonra da rahatlayıp keyifle gördüklerini resmetmek istedi. Küçük yaşlarda sorgulamamız daha az olduğu için, meditasyon frekansına girmemiz daha kolay oluyor.

Çocuklarımızın meditasyon ve yogayla erken yaşlarda tanışmasını sağlamamız onların hem okulda, hem de yaşamda başarılı, doyumlu, huzurlu ve mutlu olmalarını sağlayacaktır. Her gün çocuklarımızı en azından beş dakika nefes çalışmalarıyla birlikte zihinlerini boşaltmaları için cesaretlendirmeliyiz. Böylece zihinlerini dengeleyerek streslerini azaltabilir sınav, okul ve yaşam başarılarını artırabilirler.

Banu Uzkut Onuk


Dikkat Eksikliği Eğitimleri, GÜVEN BÜTÜNSEL GELİŞİM AKADEMİ'de ... goo.gl/TLuyuD Paylaşmak Güzeldir :)  Dikkat eksikliği, beyinlerimizdeki kablolama sistemlerimizin sağlıklı çalışmama durumlarından biridir.  Dikkat eksikliğine "Bütünsel" yaklaşımla eğilmediğimiz de geçici, yetersiz ya da yanıltıcı sonuçlarla telafi edilemez zaman kayıplarına uğraya biliriz....... goo.gl/TLuyuD Paylaşmak Güzeldir :) Çekmeköy'de Bütünsel Yaşam ve Eğitim Koçluğu Danışmanlık Hizmetleri Nöroeğitsel Jonglörlük Yaratıcı Drama Gitar Piyano Ritm Bateri Ritm Oyunları Oyun Terapisi Hareket #BYJONG #Psikomotor #Psikososyal #Yetenek #Beceri #kisiselgelisim #cekmekoyetut # etutcekmekoy #sancaktepe #ümraniye #yazokulu #çekmeköy #ataşehir #EgitimKoclugu #çocuk #Noroegitsel #Jonglorluk #Yaraticidrama #sancaktepe #ümraniye #çekmeköy #ataşehir #OyunTerapisi #ögrenci #öğretmen  #dudullu #Hizliokuma #Okumayazma #ogrenmeguclugu #Odaklanmabozuklugu #Davranısproblemleri #DikkatEksikligi #Hiperaktivite #Otizm .. http://goo.gl/TLuyuD


GÜVEN Bütünsel Gelişim AKADEMİ

www.akademiguven.com

 

BYJONG Psikomotor-Psikososyal Yetenek ve Beceri Gelişimi Programları

Nöroeğitsel Jonglörlük, Yaratıcı Drama, Akıl ve Hafıza Oyunları, Sanat ve Hareket Terapileri ile

Bütünsel Beyin Modeli Tabanlı Eğitim, Danışmanlık ve Koçluk Hizmetlerimiz:

1.    Bütünsel Yaşam Koçluğu, Özel Eğitim Koçluğu (Hafif Mental Retardasyon)

2.    Nöroeğitim, Öğrenci  ve Veli Koçluğu:  Spor, Beslenme ve Uyku Koçluğu

3.    Dikkat Eksikliği, Konsantrasyon ve Odaklanma Bozukluğu

4.    Down Sendromu –Otizm-Rett ve Asperger Sendromları

5.    DEHB Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

6.    Dil ve Konuşma Gerilikleri - Kekemelik

7.    Öğrenme Güçlüğü - Disleksi

8.    Özgüven Yitimi ve Gelişimi

9.    Davranış Problemleri

10. Sosyal Beceri Gelişimi

11. Ders Çalışma Becerisi

12. Stres ve Öfke Yönetimi

13. Sınav Hazırlığı ve Sınav Kaygısı Problemleri

14. Amaç - Hedef - Plan - Zaman Yönetimi

15. Yetenek Alanlarını Belirleme ve Yönetimi

16. Alzheimer, Parkinson, Demans, Erken, Bunama, Hafıza Problemleri

17. Güzel Sanatlar: Resim, Fotoğraf, Video

18. Müzik Eğitimleri: Gitar, Piyano, Ritim-Bateri, Akordeon.

19. Okuma-Yazma Eğitimleri (6-8 Yaş)  

20. Severek ve Anlayarak Hızlı Okuma Eğitimi (9 ve Üzeri)

21. Kötü Alışkanlıklar, Takıntılar ve Bağımlılıklar

22. Madde ve Teknoloji Bağımlılıklarından Kurtulma

23. Akademik Ders Desteği: İngilizce, Türkçe, Matematik, Fen, Kimya ve diğer tüm dersler. 

24. Hafta içi ve Hafta sonu Eğitim Öğretim, Yıl içi Kış Okulu ve Yaz Okulu Programları

25. Yaratıcı Drama ve Jonglörlük Eğitimleri.

 

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      9115 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın